Sony Hikayesi

Sony Hikayesi
5 Mayıs 2016 tarihinde eklendi, 512 kez okundu.

SİVRİHİSAR İÇİN VARIZ;
İkinci dünya savaşı sona erdiği yıllarda, Japonya’da her yer yerle bir olmuş durumdadır. Ülke zorluklar içinde çırpınıp durmakta herkes kendince bir şeyler yapabilmenin telaşı içindedir.

İşte böyle bir zamanda bir elektrik atölyesi 8-10 işçi ile çalışmakta ve elektrikli aletler montajı üzerine kendi çapında uğraşmaktadır.

Yine işçiler çalışma yaparken atölyenin sahibi olan işveren gazetesini eline alır gazetenin manşetinde Amerika Birleşik Devletleri Bakanının bir beyanını görür ”JAPON malları kalitesiz.” Manşetini okur.
Bu açıklamayı okuyan işveren çıldırır. Düşünür, taşınır “ne yapayım der kendi kendine.” Çalışan elemanlara seslenir “İşi bırakın bir toplantı yapacağım” der. İşçilerine konuşmaya başlar “Hey arkadaşlar şu yazıyı okuyormusunuz? Ülkemizi bombalayıp yüzbinlerce insanımızı öldürdüler, yüzbinlercesini sakat bıraktılar, şehirlerimizin durumunu görüyorsunuz darmadağın durumda. Sağ kalan insanımız çaresiz, adamlar halen saldırıyorlar bakın yetmezmiş gibi “JAPON malları kalitesiz almayın” diyorlar.
“Ben sizden bir tek şey istiyorum, bizim mallarımızın kaliteli olduğunu tüm dünyaya göstermeye varmısınız?” Tüm işçiler zaten zor durumda cevap veriyorlar “Evet varız”
İşveren “Gidin kapı girişinin üstüne yazın, tüm dünyaya JAPON mallarının kaliteli olduğunu ispatlayacağız” der. İşçiler giderler ve o yazıyı kapıya yazar asarlar.

Şimdi bu küçük atelyenin adı nedir diye soracak olursanız “SONY” dir. O konuşmayı yapan o zamanki küçük atelyanin sahibi ise Akio MORITA’dır. O işçiler ve işveren İSPATI gerçekleştirmiş durumda.
Bu kıssadan hisse küçük bir yaşanmış gerçek, çıkarılacak o kadar ders var ki hangisini söylesem.

Kendi penceremizden değerlendirirsek; biz bu siteyi ne için kurduk? Sivrihisar Sosyal Dayanışma Yardımlaşma Derneği yönetimine neden girdik? Bir avuç insan dediği 8-10 kişiden ibaret, bizler tüm TÜRKİYE’de tahmini olarak 250-300 bin kişiyiz. Sivrihisar’ımızı ve Sivrihisar’lıları neden bir araya getiremiyoruz? Getirisekte neden istikrar sağlayamıyoruz? Niçin küçük hesaplar peşinde koşuyoruz? Halbuki bizlerin gurur duyduğumuz o kadar ortak noktası varki bunları anlatmaya çalışacağız. Benlik kavramının olmayacağı “BİZLİK” kavramının oluşmasını istiyoruz. Bizler niçin söyleyemiyoruz ”Sivrhisar’lılar bir araya geldik ve bu birlikteliği başaracağız.”

Saygılarımla. Faruk ÖZ

Etiketler:

Sayfa başına git