Tarihi

Tarihi
10 Mayıs 2016 tarihinde eklendi, 896 kez okundu.

SİVRİHİSAR TARİHİ

Sivrihisar’ın  Antik doğu, batı ve güney yollarının bir kavşak noktasında bulunması ayrıca  savunulması kolay bir mevkiye sahip olması bakımından tarihte büyük önem kazanmıştır. Bu sebepten M.Ö. 7. yüzyılda  Frigler zamanında iskan edildiği anlaşılmaktadır. Ancak çevresinde bulunan Pessinus, Gordion ve Mideon gibi büyük Frig şehirlerinin tesirlerinden kurtulamayarak büyüyememiştir. Roma Çağı’nda şehrin önemi anlaşıldığı için gereken önem verilmiştir. Etiler döneminde Sallapa, Yunan ve Roma devrinde Justinyanus,  Kazvini Tarihinde Sibrihisar sonra Seferihisar daha sonra da Sivrihisar adını almıştır. Bizans çağında çevresindeki büyük şehirlerin kaybolmasından istifade ederek büyümüştür. Bu zamanda kaleler Pessinus’tan getirilen mermer taşlarla yeniden onarılmıştır.

Antikçağ’daki ismi Palia veya Spania (Spaiia) olup Efes’ten başlayan Kral yolu şehrin yakınından geçmekteydi. İçinde bulunduğu bölge Frigler’den sonra Lidyalılar’ın, Persler’in, Büyük İskender’in ve Roma’nın hâkimiyetinde kaldı ve Bizans İmparatorluğu zamanında önemli ölçüde gelişti.

Bizans’ın en kuvvetli imparatoru olan Justinyen (M S 527-565) adını verdiği şehre önem vererek imar faaliyetlerini sürdürmüş ve şehri bir Hristiyanlık merkezi haline getirmiştir. Yakınında bulunan önemli şehirlerden Pessinus’u (Ballıhisar) geride bıraktı. 700’lü yıllara doğru Pessinus başpiskoposu Justinianopolis Kalesinde ikamet etmeye başladı. İstihkamının kuvveti  muntazam yolların kavşağında olması şehrin ticaret merkezi haline gelmesine neden olmuştur.

Sivrihisar, Malazgirt Muharebesi’nden sonra 1074’te Anadolu içlerine doğru ilerleyen Selçukluların hakimiyetine girdi. 1092’de Melikşahın ölümü üzerine bölge I. Kılıçarslan’ın idaresine geçti. Anadolu Selçukluları zamanında uzun süre uç merkezi olarak kaldı ve bu dönemde Anadolu’nun belli başlı şehirleri arasında yer aldı. Bugün de mevcut olan pek çok tarihi eser o devirden kalmadır. III. Gıyâseddin Keyhusrev’in naibi Emînüddin Mikail tarafından yaptırılan ulucami (673/1274), Hazinedar Necîbüddin’in inşa ettirdiği Necîbüddin Mescidi, Kılıç Mescid Camii, Hamam Karahisar Camii bu eserler arasında sayılabilir.

Sivrihisar 1289 tarihinde Osmanlı hakimiyeti altına girdi. Bir müddet sonra, Osman Bey Sivrihisar’la birlikte bütün Eskişehir çevresinin idaresini kardeşi Gündüz Bey’e verdi. Üç bin kadar Türkmen aşireti çevreye yerleştirilmiştir. Sivrihisar halkının soyu Oğuz Türkmen Aşireti’nin devamıdır. Anadolu’daki Moğol İlhanlı idaresi sonrasında Karamanoğulları’nın eline geçen Sivrihisar, Orhan Gazi zamanında Ankara’nın fethinin ardından 757 (1356) yılında Osmanlı idaresi altına alındı. Orhan Gazi’nin ölümüyle burası tekrar Karamanoğulları tarafından ele geçirildi. I. Murad ve I. Mehmed zamanında tekrar Osmanlıların hakimiyetine geçti.

Sivrihisar, XV. yüzyılda ve XVI. yüzyılın ilk çeyreğinde Hudavendigar sancağına bağlı bir nahiye, 1530’da kaza olarak kaydedilmiştir. XVII. yüzyılda da Hudavendigar sancağına bağlı kazalar arasında yer alıyordu. Bu durum XIX. yüzyıla kadar devam etti. Bu asırda yapılan yeni idari düzenleme sonrasında Sivrihisar, Ankara vilayetine bağlı bir kaza merkezi oldu. 22 Mart 1331 (4 Nisan 1915) tarihli irade ile Kütahya sancağına bağlı Eskişehir’in liva haline getirilmesiyle Sivrihisar kazası Mihalıççık ile birlikte Ankara’dan ayrılarak Eskişehir’e ilhak edildi.

XIX. yüzyılın sonları ile XX. yüzyılın başlarında Sivrihisar’da Kafkasya, Kırım, Romanya, Bulgaristan ve Bosna taraflarından Osmanlı topraklarına göç eden muhacirler iskan edildi. Bunların bir kısmı mevcut köylere yerleştirilirken bazıları için yeni köyler kuruldu. İzmir’e bağlı Seferihisar ile karıştırılmaması için yazışmalarda “Ankara Sivrihisar’ı” şeklinde kullanılmasına karar verildi.

Sivrihisar XIX. yüzyılın sonlarında meydana gelen kolera salgınından etkilendi ve bazı köylerde ölümler oldu. 22-23 Temmuz 1905 gecesi Sivrihisar kasabasında gayri Müslimlerin ikamet ettiği mahallede çıkan yangında 80-100 ev yandı ve iki kişi yaralandı.

Sivrihisar’da önemli şahsiyetler yetişmiştir. İstanbul’un ilk kadısı olan Hızır Bey ve onun oğlu olup bir ara vezirliğe getirilen, Fatih Sultan Mehmed ve II. Bayezit devirlerinin önemli alimlerinden Sinan Paşa, meşhur mutasavvıflardan Aziz Mahmud Hudayi Sivrihisar’da büyümüştür. Osmanlı Devletinin ilk dönemlerinde devlet yönetimine damgasını vuran Çandarlı ailesinin de Sivrihisarlı olduğu kabul edilmektedir. Ayrıca Sivrihisar Nasreddin Hoca ve Yunus Emre ile de irtibatlandırılır. I. Dünya Savaşından sonra 17 Temmuz 1921 ’de Yunanlıların işgaline uğrayan Sivrihisar 1 Eylül 1922’de kurtarıldı.

DETAYLI SİVRİHİSAR TARİHİ >

KAYNAKLAR:
Ankara Vilayeti Salnamesi (1311), s. 270-273; a.e., 1318, s. 154-157
Tahsin Özalp, Sivrihisar Tarihi, Eskişehir 1960
Eskişehir İl Yıllığı 1973
Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi
Eskişehir, Halime Doğru, XV. XVI. Yüzyıllarda Sivrihisar Nahiyesi, Ankara 1997
Orhan Keskin, Bütün Yönleriyle Sivrihisar, İstanbul 2001

Etiketler:

Sayfa başına git