Genel

Camii Kebir Vakfı

Cami‘-i Kebir/ Eminüddin Mikail Camii/ Ulu Cami Vakfı

Sivrihisar’da, Türk dönemine ait en eski tarihi yapı, Abdullah oğlu Eminüddin Mikail tarafından 673/1275’te yaptırılan camidir. Cami-i Kebir, Eminüddin Mikail Camii, Ulu Camii gibi adlarla da anılan bu cami, daha önce Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad dönemi devlet adamlarından Emir Cemaleddin Ali Bey tarafından 629/1232 yılında yaptırılan caminin, yeniden inşa edilmesiyle günümüzdeki şeklini almıştır. 1260 yılında Sultan II. İzzeddin Keykavus’un naibliğine tayin edilen ve bu görevini Sultan IV. Rükneddin Kılıç Arslan ve III. Gıyâseddîn Keyhüsrev dönemlerinde de sürdüren Eminüddin Mikail’in yeniden yaptırdığı bu cami, Anadolu’nun en büyük ahşap sütunlu camidir.

Sivrihisar Ulu Cami ile ilgili vakıf kayıtlarında, bu caminin vakıfları arasında Kapullu / Kapulu, 18 Ortaköy, Yalnızçam ve Karğalu (Karğu) köyleri ile Kapullu Köyü’ne bağlı Bademlü Mezraası, ayrıca Sivrihisar’ın içinde Tac-ı Gevher Hamamının mukâtaa geliri yer almaktadır. 16. yüzyılın ilk yarısında “Vakf-ı Câmi‘-i Eminüddin Mikail ”in, yani Sivrihisar Ulu Camii vakfının bir yıllık vergi geliri/hasılı, toplam 20.139 akçe, 16. yüzyılın ikinci yarısında da 20.240 akçedir.

II. Selim dönemine ait olduğu tahmin olunan 580 Numaralı Hüdâvendigâr Livası Evkaf Defterinde Seferihisar (Sivrihisar) Nahiyesi vakıflarının ilk sırasında Eminüddin Mikail Camii / Ulu Cami Vakfının gelirleri / akaratı yer almaktadır. Burada öncelikle vakıf köylere ve bunların vergi gelirlerine yer verilmiştir. Vakıf köyler içinde hem hanesi hem de vergi geliri en fazla olan köy, Kapullu (Kapulu)’dur. Bu köy ve Emînüddin Mikâil’in vakıfları hakkında şu bilgi giriş olarak yer almıştır.

Karye-i Kapullu, Seferihisâr Câmii’ne vakıfdır. Mülk-i ıssî Emînüddin Mikâilden Sultan Alâeddin zamanından berü vakfiyyet üzere tasarruf olunurmuş. Mezkûr karye hâsılının hamsateyni (beşte iki [2/5]) huffâz ve hatîb ve kayyım tasarruf iderlerimiş ve sülüsi hamsasım (üçte biri [1/3]) kadı ve utekâ tasarruf iderlerimiş. Utekâ hissesinden yevmi bir akçe Mevlânâ Muharrem ‘e sadaka olunmuş ve cümle hâsıldan yevmi iki akçe müderris tasarruf iderimiş ve ehl-i vezâyifın öşrün muhzır tasarruf idenmiş deyü nakl olunmuş an Defter-i Kirmasti el-hâletü hâzihi zikr olunan üslûb tağyir olunub tevzi’-nâme-i Pâdişâhi üzere vâki’ olan tertîb zeyl-i defterde mezkûrdur deyü mukayyed olunmuş der Defter-i Köhne deyü mukayyed der Defter-i Atik

Kapullu Köyü, Eminüddin Mikail’in mülk olarak tasarrufunda iken Sultan Alaaddin zamanından itibaren vakfa dönüştürülmüş ve Seferihisar Camii için vakfedilmiştir. Bu köyün, Emir Cemaleddin Ali Bey’in inşa ettiği ilk camiye mi, yoksa Eminüddin Mikail’in 1274-75’te yeniden inşa ettiği ve kendi adı ile anılan camiye mi vakfedilmiştir. Vakıfla ilgili yukarıdaki kayıtta, bu husus açık değildir. Ancak bu köyün vakıf olarak kaydı Sultan Alaaddin Keykubad dönemine kadar gitmektedir.

Kapullu Köyünden elde edilen gelirlerin harcama alanı iki kısma ayrılmıştır. Bunlardan ilki camideki imam, hatip ve hafızlardan oluşan görevlilere, diğeri de öncekine göre daha az bir miktardan oluşan kadı ve uteka (azatlı köle ve cariye) hissesidir. Ayrıca buradan müderris, muhzır gibi görevlilere de vazife ücretleri tahsis edilmiştir. Burada yer alan kayıtta Kirmasti,’’ Köhne ve Atik tahrir defterlerine atıf yapılmıştır. Bu defterler, Fatih ve II. Bayezid dönemlerine aittir. Aşağıda Sivrihisar Ulu Cami’nin 16. yüzyılın ikinci yarısındaki vakıf reayası, vergi gelirleri ve harcama alanları verilmiştir. Burada yer alan veriler, bu vakfın Sivrihisar’ın bu dönemdeki en önemli vakfı olduğunu göstermektedir.

Sivrihisar Ulu Cami’nin 16. yüzyılın ikinci yarısındaki masrafları ve hizmet alanları ise şu şekildedir: İmam günde 3 akçe; hatip günde 3 akçe; sermahfil günde 2 akçe; 10 nefer hafız günde 10 akçe; 2 nefer müezzin günde 3 akçe; 2 nefer kayyım günde 2 akçe; muarrif ve günde 2 akçe; Müezzin Şeydi Ahmed Çelebi’nin üzerindeki nezaret görevi için günde 4 akçe; câbî günde 2 akçe; müderris günde 3 akçe; talebe günde 4 akçe; kitabet (katip) için günde 2 akçe; tevliyet (mütevelli) için günde 6 akçe; Şeyh Mescidi imamı için günde 1 akçe; hasır ve rûgan-ı çerağ (kandil yağı) için senede 180 akçe; rakabe-i cami ve hamam yani bunların tamir ve bakımı için günde 1,5 akçe ücret tahsis edilmiştir. Vakfın buradaki hizmet kalemlerine günlük yaptığı masraf 49 akçedir. Bu masraflar ayda 1.470 akçe, senede de 17.640 akçe olarak gerçekleşmiştir. Vakfın gelir ve gideri arasındaki fark ise bu yıllarda 2.600 akçedir. Yani vakfın geliri giderinden fazladır. 16. yüzyılın ilk yarısında vakfın geliri ve gideri arasındaki fark 2.519 akçedir.

Sivrihisar Emînüddin Mikâil / Câmi’i Kebir / Ulu Cami olarak vakıf kayıtlarında adı geçen caminin 18. yüzyıldaki görevlileri ve harcama kalemleri hakkında bilgi veren en önemli kaynak serisi, Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde bulunan Hurufat Defterleridir. Bu defterleri kaynak olarak kullanan Zehra Çınar, Seferihar-ı Günyüzü Kazası başlığı altında, bu kazadaki vakıfları ve hayratını incelemiştir. Haliyle bu çalışmada, Eminüddin Mikail Cami’ndeki görevlilere de yer verilmiştir. Bu dönemde camideki imamlık vazifesinin, 16. yüzyılın aksine iki hisse olduğu, her birinin yarı imamlık olarak tanımlandığı görülmektedir.

Nitekim 1213/1798’te camide, yarım hisse imam olan Seyyid Ali, aynı zamanda günlüğü 2 akçe ücret ile sermahfildir. Onun ölümü ile bu görev, diğer imam Seyyid Mehmed’e verilmiştir. Yine 18. yüzyılda camide aşırhân olan kimselerin günlüğü 1,5 akçedir. 16. yüzyılda cüzhan olarak günde 1 akçe ücret ile karşımıza çıkan bu görevliler, bu dönemde aşırhan olarak kaydedilmiş ve ücretleri de yarım akçe artmıştır. Bu dönemde müezzin-başılık görevi yine iki kişi arasında paylaşılmıştır.

Aynı şekilde Ramazan ayında görev yapan temcidhan ile aşırhan da yarım hisselidir. 18. yüzyılda vakfın nazırının günlük ücreti 6 akçedir ki, bu miktar 16. yüzyılda günde 4 akçedir. Vakfının diğer görevlileri arasında günlüğü 5 akçe ile ders vermek üzere yarım hisse müderrislik görevi ve yine camide günlüğü 6 akçe ile yarım hisse vaizlik görevleri dikkati çekmektedir. Ayrıca 3 akçe ücret alan kandilci de camideki diğer görevlilerdendir. Muhtemelen bu dönemde vakıftaki görevlere talip olan kimselerin çok olması, bundan dolayı da hizmetlerin daha çok kişiye paylaştırılması söz konusudur. 16. yüzyıldaki ücretlere göre, 18. yüzyılda vakıf görevlilerinin günlük ücretlerinde yarıya yakın bir artış dikkati çekmektedir.

***

* Geçmişten Günümüze Sivrihisar: TKGMA’daki 580 numaralı evkaf defterinin dış kapağında; “Defter-i Evkâf-ı Âmme, Cild-i Evvel” yazılıdır. Defterin fihrist kısmında Hüdavendigar Livası’na bağlı on dokuz nahiyenin adı yer almakta; Sivrihisar, “Evkâf-ı Nâhiye-i Seferihisar” şeklinde yazılmış ve varak (v.) 186a – 211b arasında kayıtlıdır. Defterin ilk sayfasında; “Defter-i Evkâf-ı Âmme-i Livâ-i Hüdâvendigâr” (v.b) ibaresi yazılıdır. Bu defter, çalışma içinde 580 Numaralı Evkâf Defteri şeklinde kullanılacaktır. Bu defter Halime Doğru’nun çalışmasında kullanılmamıştır.

Add Comment

Click here to post a comment

logo