Blogspot

Çözülemeyen Problemler

Bugün dışarıyı seyrederken çok dertlendim. Beynim bir saniye bile sakinlemeden tam kapasite çalıştı. Ve sizinle paylaşmak istedim düşüncelerimi.

Zira istişare yapmak iyi olacaktır. Hani diyorum aniden dünyada bir elektrik kesintisi olsa… Küresel bir kesinti. Olmaz da… Hadi oldu diyelim. Tüm dünya bir ay karanlıkta kaldı diyelim. Fabrikalar çalışamaz, gıda üretilemez. Derin dondurucularda sakladığımız tüm gıdalar iki gün de bozulur. Barajlar su pompalayamadığı için sular da kesilir. Keza doğal gaz ile de ısınamayız.

Artık yeni nesil evlerde baca deliği de yok. Soba kuramayız. En fazla bir hafta sonra sokaklarda kaos hali olur. İnsanlar su ve gıdaya ulaşmak için marketleri yağmalar. Ya bir haftadan sonra… Bir haftadan sonrasını hayal edemiyorum. Sanki renkler solmuş, her yer, her şey mat bir renk almış gibi geliyor bana. Gıda yok, su yok. Hava soğuk, ısınamıyorsun. Herkes aynı senin durumunda ve sana yardım edecek kimse yok. Çok karamsar bir tablo oldu değil mi?

Durun şimdi asıl konuyu diyeceğim. Benim çocukluğum Antalya’nın bir köyünde geçti. Elektrikler kesildiğinde dahi biz yukarıdaki saydığım sıkıntıları hiç yaşamazdık. Gaz lambamızı yakar, sobamızı tutuşturur, üzerine yazdan annemin kuruttuğu sebzelerden oluşan yemeği koyar, köy meydanındaki çeşmeden suyumuzu doldurur getirirdik. Geç saate kadar tüm aile gaz lambasının etrafında kendi yetiştirdiğimiz cevizimizi, bademimizi kırar, yanına da mısır patlatır yerdik. Gıda ve su sıkıntısı yaşamazdık. Keza ısınma hiç problem olmazdı. Sürdürülebilir bir hayatımız vardı. Şimdi ise hayatımız sürdürülebilir değil.

Bir elektriğin kesilmesi kaosa neden oluyor. Yukarıda kurduğumuz hayale göre yani… Şehir hayatı bizi yok etti aslında. Hani bazen bende yazıyorum ya ve çoğunuzda bunlara “Komplo teorileri” diyor.

– Dünya nüfusunu azaltacaklar.
– Bunun için virüsleri ve aşıyı kullanacaklar.
– Bizi yıllardır hasta ettiler, ilaçlar ile daha da bağımlı hale getirdiler.
– Son vuruş için geri sayımı başlattılar. Vs vs diyorum, diyoruz.

Ama bugün düşününce dünya nüfusunu azaltmak, bizi öldürmek için bu kadar uzun işlere gerek yok aslında. Bir şekilde tüm dünya da elektrikleri bir-iki ay kesseler insanlık bitecek neredeyse. Sokaklarda cesetlerden geçilmez. Çünkü sürdürülebilir bir hayatımız YOK.

Tarım ile, toprak ile, yeşil ile, su ile, doğa ile bağlarımız çoktan koptu. Bunu biz kendimiz yaptık. Para ve moderniteyle geçmişimizden isteyerek koptuk. Ama geçmişimizden kopmadan modern bir hayat yaşayabilseydik sürdürülebilir bir hayatımız olurdu.

Modern hayat deyince aklınıza defileler, avm’ler vb gelmesin. Ben bahçe içinde, onlarca çeşit meyve ağaçlarının olduğu, sebzemizi kendimizin yetiştirdiğimiz, kışlık gıdamızı yazdan kuruttuğumuz, hem doğal gazlı ama aynı zamanda soba da kurabileceğimiz, çeşmesinden sıcak suyu eksik olmayan, çatısında güneş panelleriyle elektrik üreten ve depolayan, şehrin içi ama şehir hayatından uzak, garajında bir ulaşım aracınızın olduğu hayatı diyorum size…

Dikey mimari ve şehir hayatı bizi yok ediyor. Yüzlerce kişinin yaşadığı sitedeki evine geliyorsun “Aman efendim ya benden önce asansöre virüslü biri bindiyse, ya düğmelerde hala korona virüs varsa…” “Altı üstü bir taze fasulye alacaktım. Ne bu kadar kuyruk ya… Beklerken birinden Covid-19 virüs kapabilirim. Hem zaten fasulye de çok pahalı…” Vs vs.

Bunun gibi olayları her gün yaşıyoruz. Ama az önce dediğim gibi sürülebilir bir yaşantımız (yatay mimari) olsaydı, bahçe kapını açar arabanı park eder ve doğrudan sadece senin değdiğin evinin kapısını açar girerdin. Stresten uzak bir yaşam.

Ne diye şu virüslü günler de manavda kuyrukta bekleyeceksin ki, çünkü sen yaz dönemi kendi yetiştirdiğin hormonsuz, ilaçsız fasulyeni, patlıcanını, biberini vs kuruttun zaten. Hayatta kalmamız elektriğin var olmasına, fırınların, marketlerin açık olmasına bağlı olmamalı. Olmamalıydı…

Kolay hayatımızı karmaşık, zor ve yaşanılmaz hele maalesef bizler getirdik. Şimdi de çözemiyoruz bu problemi.

cozulemeyen problem - Çözülemeyen Problemler

Yazar, Safiye Çetinkaya

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Çözülemeyen Problemler