Şenay Tek

Ekonomi ve Merkez Bankaları

Ekonomi ve Merkez Bankaları

Bank for International Settlements - Ekonomi ve Merkez Bankaları

Dünyada BİS denen bir kuruluş vardır. İngilizce açılımı ‘Bank for İnternational settlements’ tir. Bu kuruluş dünyadaki Ekonominin merkez üssüdür. Çünkü dünyadaki tüm merkez bankaları bu merkezden yönetilir. Hangi ülkenin merkez bankası tarafından nasıl kararlar çıkacaksa, buna BİS karar verir.

Ekonomi ve Merkez Bankaları

1930’lu yıllarda İsviçre’nin Basel şehrinde kurulan bu yapı hakkında dünyadaki insanların pek bilgisi yoktur. Şimdiye kadar bu bilgi gizli tutulmuştur. Siz televizyonda böyle bir bilgiden bahsedildiğini duymazsınız. Yasaktır. İnternete girdiğinizde, bu kuruluş hakkında herhangi bir bilgi bulamazsınız. Yasaktır. Bu konu hakkında yazdığımız tüm yazılar Google tarafından silinir. Facebook çoğu zaman paylaşımı kaldırır.

Niçin peki bu gizlilik? Hemen izah edeyim. Her ne kadar Dünyanın gündemi İngiltere veya Amerika’da belirleniyormuş gibi görünse de, bu bilgi kısmen yanlıştır. Çünkü dünyanın gündemi İsviçre’de belirlenir. Dünyadaki tüm önemli kuruluşlar ve karar alma mercileri İsviçre’dedir.

Birleşmiş Milletler genel merkezi burada bulunmamasına rağmen, İsviçre Konfederasyonu; Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), Mülteciler için Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği (UNHCR) gibi birçok BM ajansını barındırmakta ve Dünya Ticaret Örgütü de dahil olmak üzere 200 kadar uluslararası örgüte ev sahipliği yapmaktadır.

Dünyanın karşı karşıya olduğu önemli konuları görüşmek üzere İsviçre’nin Davos kentine yabancı ülkelerden gelen siyasi liderler ve iş çevreleri, çevre ve sağlık konuları da dahil uluslararası konuların konuşulduğu Dünya Ekonomik Forumu yıllık toplantılarında bir araya gelirler.

Birçok uluslararası spor organizasyonu ve federasyonu da bu ülkede bulunur. Uluslararası Basketbol Federasyonu Cenevre’de, UEFA (Avrupa Futbol Federasyonları Birliği) Nyon’da, FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) ve Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu Zürih’te, Uluslararası Bisiklet Birliği Aigle’de ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi Lozan’da bulunur.

Ayrıca tarihteki ilk Yahudi kongresi bu ülkede gerçekleşmiş. Bugün herkesin diline pelesenk olan BOP projesinin temeli de burada atılmıştır. Yani İsviçre, Siyonist Yahudilerin ve paganların dünyayı yönetim üssüdür. Dünyadaki tüm uluslararası hukuk kuruluşları da buradadır.

Peki İsviçre’nin bizim tarihimizdeki önemi nedir desem. Bir çok kişi cevabı bilmez. Bugünkü sınırlarımızın belirlendiği Lozan antlaşması burada imzalanmıştır. Buda mı tesadüf diyesi geliyor insanın.

Evet gördüğünüz gibi. İsviçre deyip geçmemek lazım. BİS ise tüm dünyadaki merkez bankalarının merkez üssüdür. Dünyadaki tüm merkez bankaları Siyonist sermayeye hizmet eder. Siyonist sermaye, Erdoğan’ın Faiz lobisi diye bahsettiği lobidir. Bakmayın siz dünyadaki merkez bankalarının isminin Merkez Bankası olmasına. Bu halkları aldatmak için kullanılmış bir isimdir. Bu isimden dolayı ülkelerdeki insanlar, bu bankayı kendi ülkelerinin Bankası zannederler.

Merkez bankaları bilinenin aksine bulunduğu Ülkelerde halka hizmet için kurulmazlar. Ülkelerin ekonomilerini kıskaca almak için kurulurlar. Bizler yıllarca merkez bankasını ülkemizin bankası zannedip durduk ya… İş öyle değil aslında. ülkelerin tüm maddi gelirleri, altınları dövizleri girdileri ve çıktıları hep merkez bankasında toplanır. O ülkedeki döviz kurlarının yükselişi inişi. Faizin yükselişi inişi hep bu kurum üzerinden belirlenir.

Dünyadaki tüm merkez bankalarının büyük hissesi Siyonist sermayeye aittir. Dolayısıyla bilinenin aksine Bu bankanın yönetimi de Siyonist sermayeye aittir. O ülke hakkında ekonomik bir karar alındığında Siyonist sermaye tarafından alınır. Çünkü bankanın yönetimi bu insanların ellerindedir.

Bu durum sadece Bizim ülkemizde böyle değildir. Tüm dünya ülkelerinde hatta hatta Amerika’da bile durum aynı şekildedir. Buraya kadar her şey tamam. Olay bundan sonra başlıyor. Peki o ülkedeki Kur belirlemeleri faiz yükselişi ve inişi. Ekonomik gidişat neye bağlıdır? Onu da hemen izah edeyim.

Siyonist sermaye yani Faiz lobisi, BİS denen kurumda senede 2 kez gizli toplanarak, ülkeler hakkındaki ekonomik kararları alırlar. Bu toplantılar 6 ayda bir yapılır. Toplantıya sadece faiz lobisinin yöneticileri katılır. Merkez bankalarının bulunduğu ülkelerdeki siyasi gidişat, dini gidişat, ekonomik gidişat, Fikri gidişat, ve faiz lobisine itaat tek tek ele alınır. Buna göre ülkelerin o 6 ay içerisinde ekonomilerinin nasıl şekilleneceklerine karar verilir.

Burada belirleyici ölçü, hükümetlerin bu lobiye itaatidir. Lobinin çalışma standardı şu şekilde işler. Belli aralıklarla ülkede faiz yükseltilir kur düşürülür. Sonraki dönemde faiz düşürülür kur yükseltilir bu bir sarmaldır. Sarmal hep bu şekilde tekrar edilir. Bu esnada kazanan hep Siyonist sermayedir.

Siyonist sermayeye hizmet eden kuruluşlarında ağızlarına bir parmak bal çalınır tabii ki. Ama nihayetinde gerek faizle gerekse kur yükselmesi ile, ülkelerin tüm maddi gelirleri Siyonist sermayeye akar. 20 yıl önce ak parti hükümeti gelene kadar bizim ülkemizdeki Merkez Bankası’nın hisselerinin %51’i Siyonist sermayenin elindeydi. Çünkü bankanın, adları açıklanmasının yasak olduğu 3 tane Yahudi gizli ortağı vardı. Dolayısıyla tüm kararlar onlar tarafından alınıyordu.

Bankaya bir başkan atanacağı zaman veyahut da yöneticiler atanacağı zaman, son karar bu üç ortağa ait oluyordu. eğer kendilerinin istediği biri gelirse, o ülkede ekonomik açıdan hiçbir sorun yaşanmıyordu. Halkın ağzına bir parmak bal çalınıyor, geri kalan ise İsviçre bankalarına akıyordu.

Oldu ki hükümet onların istemediği birini getirdi. O vakitte o ülkede kıyametler kopuyor. Başkan oradan atılana kadar, faizlerle ve kurlarla oynanıyor. Hayat, insanlar için çekilmez hale getiriliyordu. AK parti hükümetinden sonra bu %51’lik hissenin bir kısmı daha ülkemiz tarafından satın alındı. Yönetim nispeten bize geçti.

Ama hala bu üç ortak, bankanın ortağıydı. Bu yüzden Devlet herhangi bir yatırım yapacağında sıkıntı yaşıyordu. Çünkü devletin tüm vergi gelirleri, tüm altın gelirleri, tüm girdileri ve çıktıları Bu bankada toplanıyordu. Dolayısıyla Devlet ülke yararına bir şey satın alacak olsa, Faiz lobisi hükümetin tepesine biniyordu. Milli savunma sanayiine kuruş aktarılmıyordu.

İşin kötü tarafı da, devlet hiçbir şeyi gizli yapamıyordu. Hiçbir hizmete para aktaramıyordu. Çünkü her şeyden bankanın ortakları da haberdar oluyordu. Erdoğan, ülkenin bu çıkmazdan kurtulması, Milli savunma teknolojilerine para aktarılması ve Ülkedeki yatırımlara para aktarılması için bir plan düşündü. Ve hazine bakanlığını kurdu.

Bu bakanlıkla birlikte, ülkenin bazı kalem gelirleri artık bu bakanlıkta toplanmaya başladı. Dolayısıyla merkez Bankası, derin devletimizin ne işler çevirdiğini anlayamaz hale geldi. Ülkenin ne kadar altını var ne kadar dövizi var. Savunma sanayine ne kadar bütçe ayrılıyor bir türlü haber alamıyor haber alsa da harcamalara müdahale edemiyor.

Bu yüzden son birkaç yıldır, çamur at izi kalsın siyaseti izliyor. “128 milyar nerede” 113 milyar nerede” gibi provokasyonlarla, milleti devlete karşı kışkırtmaya çalışıyor. Hükümeti yıkmaya çalışıyor. Çünkü artık ülkenin parasını sülük gibi emip, Siyonist sermayenin havuzuna kusamıyor bu da onların canını sıkıyor.

Faizi yükseltiyorlar doları fırlatıyorlar. Halk ayaklansın ve sokaklara dökülsün istiyorlar. Kendilerine çalışan siyasileri konuşturuyorlar. İşin medya ayağını harekete geçiriyorlar. Kendi Medya kuruluşlarından çamur at izi kalsın siyaseti uyguluyorlar. “Hırsız Erdoğan” diyorlar” gemicikler” diyorlar.

Aslında o gemicilerin devlete hizmet ettiğini onlar da çok iyi biliyorlar. Yıllarca gayri meşru yollardan para kazanmış bir iti konuşturup Hükümet yıkmaya çalışıyorlar. İnsanları huzursuz etmeye çalışıyorlar. Bunu yaparken de sıkça Adalet sözcüğünü kullanıyorlar. Onlara göre ortada bir adaletsizlik var. Çünkü artık bu ülkenin sermayesi kendi havuzlarına akmıyor.

Hele bir de faiz sıfırlanırsa hiç akmayacak çünkü dolar faiz sarmalı ifşa olmuş olacak bu yüzden ısrarla ülkemize ve bizimle birlikte hareket eden ülkelere hammadde vermiyorlar. Ekonomimizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. İşte tüm bu kararların alınma yeri İsviçre’nin Basel şehrindeki BİS binasıdır.

Kısacası bu kuruluş, merkez bankaları üzerinden ülke yönetimlerini şekillendirme, tepelerine yumruk indirme, ekonomi ile terbiye etme merkezidir. Bu merkez İsviçre’dedir ama genellikle İsviçreli halkın bile bu merkezden haberi yoktur. Çünkü bu banka ile alakalı haber yapmak yasaktır. Medyanın bunu gündeme getirmesi yasaktır. Kimse bu konu hakkında konuşamaz. konuşursa muhakkak ipi çekilir.

Şimdiye kadar tüm gelmiş geçmiş iktidarlar bu durumdan rahatsızdı fakat, Ülke ekonomisi güçsüz olduğu ve bunlara baş kaldırmaya gücü yetmediği için, mecburen dediklerini yaptılar. Erdoğan Faiz lobisi diyerek, aslında nispeten bunları ifşa etti. Oyunlarına çomak soktu ve sokmaya devam ediyor. Bu yüzden tepesine biniyorlar. Bu yüzden bu ülkede hükümeti yıkmaya çalışıyorlar. Bu yüzden ona hırsız diyorlar. Çünkü o onların havuzuna akan milli gelirimizi hazine bakanlığına kaydırdı.

***

Şenay Tek

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Ekonomi ve Merkez Bankaları