Blogspot

Felaketler ve Türkiye

Almanya’da Sel Felaketi Yaşandı.

Felaketin üzerinden bir haftadan fazla zaman geçmesine rağmen hala felaket bölgesine eklektik su ve doğalgaz verilemiyor. Halk mağdur. Kendi başının çaresine bakmaya çalışıyor. Devlet Yardımı yetersiz kaldığı için yardım kampanyaları düzenleniyor. Felaketin yaraları ilk günkü kadar taze…

Rize’de ve Artvin’de bir hafta içerisinde iki kere sel felaketi oldu. İlk andan itibaren devlet yetkililerimiz, Kızılay’ımız, kurtarma ekiplerimiz orada hazır bulundu. Felaket mağdurlarının yaraları hızla sarıldı. Halktan felaket mağdurları için tek kuruş toplanmadı. Kendilerine en kısa süre içerisinde yeni evlerinin teslim edileceği müjdesi verildi…

Ama birilerine sorsan, Türkiye aciz. Batı müthiş. Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını tüm şükretmeyenler anlayacaklar. Ama onlar için Allah katında çok geç olmuş olacak. Herkes tövbe etsin, Şükretsin… Aksi takdirde şükredecek şey bulamayacak hale gelecekler.

Gök kapıları şu anda açık. Kötü olan ne kadar varlık ne kadar şeytanın askeri varsa, tabur tabur yeryüzüne iniyor. Tabi ki iyi olanlarda onlardan eksik kalmıyor. Ama bu böyle bir süreç. Uzun devam edecek bir süreç.

Tabi ki sonunda bu süreç bitecek ama bitene kadarda insanların içleri dışlarına çıkacak, ilerleyen dönemde evlerin içlerinde ve Ülkelerin içlerinde karışıklıklar artacaktır. Farkındaysanız boşanmalar artışta. Gerek küresel gerek ülkesel. Gerekse kişisel sırlarda bir bir ifşa olmaya başladı bile.

Evet insani ve ruhani olarak bu belirsizlik ortamı hepimizi biraz yıpratıyor. Yangınlar, Depremler, seller, kasırgalar, salgın hastalık Falan derken psikolojimiz bir hayli yıprandı. Bitti mi bitmeyecek…

Bu süreç bu şekilde bir süre daha devam edecek. Bunun sebebi, hem yeryüzüne inen bu şeytanın askerlerinin ortalığı karıştıracak olmasıdır. Hem de insanların bu olumsuz gidişattan ruhen ve manen etkilenecek olmasıdır.

Bu süreci en kolay ve zararsız atlatanlar ise, Allah’ın ipine sımsıkı sarılanlar olacaktır. Bu yüzden süreç başladığından bu yana ısrarla hepinizin tövbeyi, sadakayı, iyilikleri, Kur’an okumayı, sabrı ve duayı artırmanızı tavsiye etmiştim.

Yine aynı şeyleri tavsiye ediyorum. Buna ek olarak gökyüzünden inen bu varlıklardan korunmak için özellikle ailecek her gün sabah akşam Felak, Nas ve Ayetel Kürsi yi okumanızı tavsiye ediyorum.

Her evde mutlaka gün içinde kuran okunsun. Okumayı bilmiyorsanız bile, YouTube’dan bir süre açın. Evinizin içinde Kur’an okunmuş olsun. Kuran Felak ve nas ve Ayetel Kürsi okunan eve şeytaniler giremez. Okuyan insanlara zarar veremez…

“Neden tüm sıkıntılar beni buluyor” diye şikayet etmeyin. Bu musibetler ve dertler, Allah’ın sizin için tercih ettiği değildir. Sizin kendinizi eğitmek ve pişirmek için seçtiğiniz tercihtir. Çünkü insanoğlu iki şekilde Allah’a yanaşır ve nefsi iki şekilde pişirilir. Birincisi, şekilcilikten uzak, kalbi selim halde yapılan ibadetle. İkincisi, darlık ve sıkıntılarla.

Tarih boyunca ne zamanki insanoğlu bolluk ve refaha ulaşmışsa. Allah’tan uzaklaşmıştır. Ve ne zamanki; Sıkıntılarla boğuşmak zorunda kalmışsa, rabbiyle halleşme yoluna gitmiştir. Firavun ‘un yaptığı son secde bu dediğime en güzel örnektir. Dolayısıyla, Ne şekilde pişeceğimize biz karar veriyoruz.

Kalbi yapılan ibadetlerle Allah’a yanaşmayı bırakıp, dertlerle ve cefalarla ona yaklaşmayı seçen bizleriz. Bu durumdan şikâyet eden yine bizleriz. Oysaki usul belli. Ya ibadetlerle pişmeyi seçeceğiz yada Allah bizi dertlerle ve çile ile pişirecek. Başka yolu yok ..

Yunus suresi 44. ayet bu yazdıklarıma müthiş bir delildir. Peki ne buyuruyor ayet; “Şüphesiz Allah, hiçbir şeyle (ve hiçbir şekilde) insanlara zulmetmez. (O kullarına haksızlık etmekten ve zarar vermekten münezzehtir.) Ancak insanlar (günahlara dalmak, fıtrata ve şeriata aykırı davranmak ve kötülüklere sapmak suretiyle) kendi kendilerine zulmetmekte bela ve cezaları hak etmektedirler.”

Unutmayın ki; İnsanoğlu hep imtihan olur. Cevher har’da, İnsan dar’da işlenir…

Şenay Tek

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Felaketler ve Türkiye