Gönül Dağı

Gönül Dağı 42. Bölüm

gonul dagi muammer - Gönül Dağı 42. Bölüm

İnsan hayatı katman katman derdi babam biz çocukken. İlk katmanı çocukluk. Farkında değildik hiç bir şeyin. Duygularımız berrak düşüncelerimiz tertemiz. Hayatımızın en uzun ama en güzel yılları. Gençlik, aklımızın beş karış havada olduğu hayallerle yatıp kalktığımız yıllar.

Kimimiz okumanın hayalinde kimimiz topçu olmanın. Kimimiz başka ne hayaller. Ama bir çelme ile yerle bir olduk. Kim attı o çelmeyi, bozkır mı taşra mı. Yokluk mu hayat mı? Dizimiz değil hayallerimiz kanadı önce. Yaralarımızı aşkın sıcaklığı ile sarmaya çalıştık yirmili yaşlarda. Evet yara almıştı hayallerimiz ama gene de ruhumuzu öldürmeyecek kadar da umutlarımız vardı.

Sonra çocuklarımızın üstüne inşa ettik hayallerimizi, kendi yapamadıklarımızı onlar yapsın istedik. Ama oralarda da tosladık tozlu paslı duvarlara. Belki aceleci davrandık belki de kendi hayal kırıklıklarımızın kurbanı ettik onları. Ama şunu iyice öğrendik, hayat katman katmanmış babamın dediği gibi.

Çocukluk kaplumbağa hızında, gençlik rahvan bir at kıvamında. Sonrası yavaş yavaş hızlanan bir kısrak gibi dört nala geçip gidermiş. Biz yavaşladıkça zaman hızlanırmış sanki. Geriye de olan olmuşluklarımız kalırmış. Bu hayatta ne öğrendin derseniz insanı öldüren şeyin ne olduğunu öğrendim. Rutin mi öldürür insanı, her gün aynı şeyleri yapmak her gün aynı şeyleri yaşamak mı.

Hayatın Gayesi

Burada insanı bir tek şey öldürür. Amaçsızlık, gayesizlik ve hiçlik. Şu uçsuz bucaksız bozkırın ortasında ben bu dünyaya bir şey için geldim demek istiyor insan. Benim de dünyada varlık amacım buymuş demek istiyor. Bir şeyle gurur duymak istiyor belki. Tutunacağı bir şeyle kendi için duyamadığı gururu, evladı için duymak istiyor.

Hayatın katmanları demiştim ya, sadece hayat değilmiş katman katman olan. İnsan da katman katmanmış. Dertleri de katman katmanmış. Beklentilerimizi başkalarında inşa ettiğimiz gibi hayal kırıklıklarımızı da başkalarının omuzlarına yıkarmışız. Acıları, gözyaşlarını, yoklukları paylaşmak varken alınacak bir omuz almak varken kaskatı bir duvar gibi durmuşuz evlatlarımızın önünde.

“Baba olmak her yiğidin harcı değil” derlerdi anlamazdım. Baba olmak bir çocuğun dünyasına işlemekmiş meğer. Bir çamura şekil vermek gibi boş bir kağıdı doldurmak gibi. Baba olmak emaneti yüklenmek demekmiş.

Kimileri becerirmiş bu emaneti taşımayı. Ruhuyla, nefesiyle ve bütün benliği ile taşırmış bu yükü. Kimileri sadece taşıdığını zannedermiş bu yükü. Bugün benim hayatımda yani bir katman ben, iki çocuk babası ama tek bir evlat bile yetiştirememiş Muammer. Varlığımla yokluğum belli değilmiş meğer. Şu dünya üzerine tek bir iz bırakamamışım ya bu da bana dert olsun. Vesselam.

Düğüncü Muammer

Kaynak

link

Gönül Dağı Dizi Haberleri, Sivrihisar Gönül Dağı

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Gönül Dağı 42. Bölüm