Genel

Gümüşkonak

– Gümüşkonak – Germia –

Bir önceki paylaşımda köyümüz Kayakent’e ait bazı bilgileri paylaşmıştım. Bu defa ağırlıklı olarak bölgenin en eski yerleşim yeri olan komşumuz Gümüşkonak’ın tarihini yazacağım.

Hz. İsa’nın doğumundan bin yıl önce Avrupa’da Galatlar adında bir kavim Fransa, İtalya ve Almanya’nın bulunduğu Avrupa topraklarını işgal eder ve buralarda yaşamaya başlarlar. Daha sonra burada zamanla Germen ve Roma kavimleri güçlenir ve Galatlar’ı Avrupa’dan sürerler. Barbarlığıyla ünlü bu kavim Avrupa’dan sürüldükten sonra, Macaristan ve Yunanistan üzerinden İstanbul’a kadar gelir ve bugünkü Galata kulesinin olduğu tepeye yerleşerek İstanbul’u kuşatır, Galata kulesi ismini bunlardan alır. Burada Bizanslarla, pazarlık masasına otururlar. Bizans’ın haraç ödemesi ve İstanbul boğazını geçmelerine yardımcı olmaları karşılığında anlaşarak, boğazı geçer ve Anadolu’ya ulaşırlar. Anadolu’da üç kola ayrılan Galatlar’ın bir boyu Sivrihisar tarafına gelir ve Pessinus adıyla Ballıhisar’ı, Jorma adıyla da Gümüşkonak’ı kurarlar. Böylelikle bölgemizin en eski yerleşim yeri Gümüşkonak kurulmuş olur.

Zamanla Gümüşkonak’ta Galatlardan sonra Frigler, Hititler, Romalılar ve Bizanslar yaşar. Gümüşkonak Hititler ’in ”Hükümdar caddesi” adı verilen ticaret yolu üzerindedir. Kral yolu da denilen bu yol, Efes’ten (İzmir) başlayıp, Seyitgazi ve Sivrihisar’dan geçer ve Eti’lerin merkezi Polatlı’ya (Gordiyum) gider. Bir başka yol ise İstanbul-…- Sivrihisar – Gümüşkonak – Tarsus- Antakya ve Suriye’ye gider. O dönemde bölgede Gümüşkonak’ın da içinde olduğu 6 büyük şehir vardır. Seyitgazi, Kaymaz, Sivrihisar, Ballıhisar, Polatlı ve Gümüşkonak. Eski isimleriyle Nacoleia, Trikomya, Abrustula, Pessinius, Gordiyum ve Yörme…

Bu şehirlerin içinden Gümüşkonak zamanla cazibesini yitirir. Bunun sebebi hem Ankara’nın kurulması, hem de bölgedeki depremlerdir. Gümüşkonak her ne kadar ticari cazibesini yitirse de, burada Hristiyan inancına göre Baküs (Şarap tanrısı) olduğuna inanıldığı için özellikle Bizans döneminde dini bir merkez olarak kullanılmaya devam eder.

Köyün bilinen ilk adi “Jorma”dir. Jorma zamanla “Charma” olur. Charma hamam demektir. Charma da zamanla “Germa” ve “Yörme” olur. Bizans imparatoru Justinyen buraya bir kaplıca yaptırır. Kaplıcanın adı “Mirian Galos” dur. Daha sonra bu kaplıca hastaneye çevrilir. Kaplıcanın su sıcaklığı Hamamkarahisar’daki kaplıcayla aynıdır.

Bizim atalarımızın bu toprakları yurt edinmesi ise şu şekilde olur.

1070 yılında Kayseri’yi fetheden Alparslan yaptığı kurultayda bir karar alır ve Horasan ve İran Türkmenlerini, Anadolu’ya gönderir. Böylelikle Türkmenler akın akın Anadolu’ya dağılır. Daha sonra Alparslan’ın komutanı Ahmet Şah, askerleriyle Sivrihisar bölgesine gelir ve bu Türkmen aşiretlerini bir araya getirip, 300 bin kişilik bir ordu kurarak bugünkü Sivrihisar bölgesini fetheder. Hatta bu savaşta şehit düşen biri binbaşı biri yüzbaşı rütbesindeki baba oğul, iki Horasan’lı komutan da bizim köyümüzdeki Eryiğit ve Hasan Baba dağlarına defnedilerek buraya türbeleri yapılır. Bizim köyümüz muhtemelen o tarihte yerleşim yeri değildir. Yerleşim yeri olsa bile Gümüşkonak’a bağlı bir mahalle olabilir. Kayakent, Kösedağ savaşı sonrası gelen aşiretler tarafından yurt edinilir ve çöksek olması dolayısıyla “Holanta” ismini alır. Köyümüz hem Selçuklu hem de Osmanlı zamanında civarın en zengin köylerindendir ve hatta 400 yıl öncesinde aşağı Holanta ve yukarı Holanta olarak ikiye ayrılır. Hayvancılıkla uğraşırlar. O dönemde Holanta kışlık, Yeniyayla, Boztepe, Kurlan (Korlam), Elagöz, Emirdağ’ı ve Gürüp yaylaları da yazlıktır.

Dikkat ederseniz verdiğim bilgiler bizim tarihimizden önceki dönemlere ait. Bölgemizdeki Selçuklu ve Osmanlı tarihini okudukça dun ne olmuşsa bugünde aynı şeyler olduğunu, tarihin neden “tekerrür” diye tarif edildiğini daha iyi anlıyoruz.

Ve hatta köylerimizde atalarımızdan yadigar “viran” olmuş eserleri buldukça, hâlâ onların nabızlarında “tekbir” seslerinin çarptığını hissediyor, geçmişte atalarımızın üzengilerini öpmek için hasret çeken Batı’nın bugünkü çocuklarının bizim topraklarımızdaki heveslerinin boş hayallerden öteye geçemeyeceğine inanıyoruz.

Atalay Yılmaztürk

Görüldüğü gibi bölgemiz, Anadolu’nun göbeğinde yer aldığı için tarih ve medeniyetlerin adeta merkezidir. Ekteki fotoğraflar bunun günümüze yansıyan görsel örnekleridir. Gümüşkonak’taki kiliseye ait bir fotoğraf ile Atlas’ta bir Bizans mezar başlığı ve buraya alamadığım daha niceleri…

Gümüşkonak’taki kilisenin bugünkü görüntüsü

gumuskonak kilise - Gümüşkonak

Atlas’ta bulunan bir Bizans mezarı

atlas bizans mezar - Gümüşkonak

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Gümüşkonak