inanç

Hayata Tutunmak

Bu hayatta şunu öğrendim: Hayat mücadeledir derler. Aksine paylaşımdır, çalışmadır, gayrettir. Neyin mücadelesini yapıyoruz güzelce yaşamak varken.

HAYAT NEDİR?

Hayatımızdaki en önemli soru öyle bir soru olmalı ki bütün insanları ilgilendiren, insanlığın tüm problemlerine çözüm olacak, herkesin umutlarına ışık tutacak, tüm sorulan soruları kapsayacak bir soru olmalıdır. Herkim ne sorarsa sorsun bu sorunun içinde olmalıdır. Yani ilk önce bu sorunun cevabını verebilelim ki daha sonra öteki sorulara cevap verebilelim. Evet, bu kadar açıklamanın ardından en önemli sorumuz ‘’Hayat nedir?’’ sorusu olması gerektiği daha ağır basıyor.

Şu dünyadaki bizim için en mühim şey hayatımızdır. Eğer hayatı çözersek tüm sorunları, müşkülleri çözeriz. Bu soruya cevap verirsek yani hayatı anlayabilirsek, onun sırlarını keşfedebilirsek, hayattaki iyi ve kötü kavramlarını açıklayabilirsek hâsılı hayatla ilgili ne varsa hepsini halledebilirsek tüm sorularımızı cevaplamış ve tüm problemlerimizi çözmüş oluruz.

Hayat, insana bahşedilmiş en büyük nimet. Hayatı iman ve ibadetlerimizle canlandırırız, tazeleriz ve anlamlandırırız. Böylece her an hayatımızın manasını anlarız. Tövbe ve ibadetlerimizle hayatımızı canlandırır ve tazeleriz böylece Allah’ın kulu olduğunu idrak ederiz.

Bu hayatta şunu öğrendim: Yapraklar sonbaharda dökülür. Ağaçta iken meyveye ve insanlara gölge oluyor toprakta da gübre oluyor, bakterilere hayat oluyor. Yaprak gibi toprağa düşünce arkandan gelenler bıraktığın eserlerden faydalansın. Hayat ne geçmiştir ne de gelecektir yaşadığın şu andır geçmişteki tecrübelerin gelecekten beklentilerin şu andaki hareketlerini meydana getirir.

Hayat Allah’ın bize bahşettiği büyük bir nimet tabi ki büyük nimetlerin de elde edilmesi ya da elde tutulması için büyük çabalar sarf etmemiz gerekir. Hayatın temel amacı mutluluğu saadeti yakalamaktır. Fakat günümüzde başta stres olmak üzere bir çok nedenden o huzuru hayatta yakalayamıyoruz. Psikologlar kişisel gelişimciler her şeye rağmen hayata sımsıkı tutunun. Bütün aksiliklere olumsuzluklara rağmen hayatta mutlu olacak şeyler arayın olumlu düşünün vs. söylüyorlar.

Fakat ne kadar anlatsalar da insanları kaostan kurtaramıyorlar. Bir eksiklik var evet hayata sımsıkı tutunacağız ama o tuttuğumuz ip bizi doğru yola hidayete götürecek o doğru yol huzur ve saadet yoludur işte ayet:

“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayınız. Hani siz birbirine düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.” (Âl-i İmrân; 103)

“Bilesiniz ki Allah dostlarına asla korku yoktur; onlar üzüntü de çekmeyecekler.” (Yunus; 62) “Onlar ki, iman etmişler ve takvaya ermişlerdir, işte onlara hem bu dünya hayatında hem de ahirette müjdeler olsun! Allah’ın sözlerinde değişme olmaz; (öyleyse) en büyük kazanç budur.” (Yunus; 63-64) *1

RUH, HAYAT, ŞUUR

“Hayat ruhun ziyasıdır, şuur hayatın nurudur.” Ruh bir güneş gibi, yansıdığı yerde hayat olur, bu hayat da yansıdığı yerde şuur olur. Ruhun ışığı hayat, hayatın ışığı şuur olur. Şuur hayatı aydınlatır, hayat da ruhu aydınlatır. Şuur sahibi, kısaca karar verici ve sorgulayan anlamına gelir. Hayvan şuur sahibi değildir. Hayvan genlerine neler kodlanmışsa onları yapar.

Bin sene önceki maymunla şimdiki maymun aynıdır. Bin sene önceki karınca ile günümüzde yaşayan karıncalar arasında fark yoktur. Evini aynı yapar, aynı şekilde yaşar. Fakat insan şuur sahibi olduğu için tercih yapar ve karar verir, cüz’i iradesi ve ihtiyarı vardır. Ret-kabul, evet-hayır gibi tercihlerde bulunur. Şuur, hayatı gerektirir. Televizyonda enerji olsa da kullanıcıda enerji yoksa bir fayda etmez; uydudaki görüntü olsa da elektrik gelmiyorsa görüntülerin anlamı olmaz.

Varlıklar içinde hayat önemlidir. Hayat sahipleri ayrı bir kademededir. Hiyerarşi olarak düşündüğümüzde önce ruh olur, sonra hayat, daha sonra şuur oluşur. Hayat bir cisme girdiği anda o cisim canlı hale gelir. Televizyona elektrik enerjisi girdiği an, uydudan da görüntü geldiğinde bilgi görünür hale gelir. Bunun gibi, hayat bir enerjidir ve bedene girdiğinde çalıştırır. Şuur sahibi insanın bedenine hayat verilmiştir. Şuuru ve hayatı olan insanın bilgiye de ihtiyacı vardır. İnsan yetenekler kümesi olarak doğar, daha sonra yetenekleri inkişaf eder.

Mesela boş bir vadi düşünelim. Bu vadinin bir bölümüne bol bol yağmur yağarsa o bölgede hangi tohumlar varsa yeşerir. İnsan beyni de yetenekler kümesi olarak kodlanmıştır. Belli bir uyaran geldiğinde o yetenekler gelişir. Hayat oradaki enerjidir; insan da cüz’i irade ile çalışan karar vericidir; bilgi de ruh bilgisidir. *2

eml - Hayata Tutunmak

1- Yazar, Mesut Akdağ
2- Prof. Dr. N. Tarhan

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Hayata Tutunmak