inanç

Kurban Şahitlik ve Şehitlik

KURBAN ŞAHİTLİK VE ŞEHİTLİK İLİŞKİSİ

kurban sahitlik - Kurban Şahitlik ve Şehitlik

Kurban ibadetiyle ilgili olarak Saffat Suresi 99-113, Hac Suresi 33-37 ve Maide Suresi 27-31 ayetlerden anladığımıza göre KURBAN İBADETİNİN SEMBOLİK ANLAMI şudur.

KURBAN, bir Müslümanın Allah’ın kendisine vermiş olduğu varlığa şükredip, bu şükrün gereği bu varlığını Allah yolunda ve onun ilkelerine göre yaşayarak (TAKVA) SALİH AMEL olarakta ifade etmek suretiyle, HAYATININ HER ANINDA VE ALANINDA HAKKA ŞAHİTLİK ETMESİ YANINDA;

En değerli varlıkları olan malını, canını ve ailesini dahi Allah yolunda feda – armağan – kurban etmeye hazır olmasının VE GEREKTİĞİNDE FEDA – KURBAN EDEREK ŞEHİT OLMASININ SEMBOLİK İFADESİDİR.

ALLAH YOLUNDA KURBAN OLABİLMEK için önce tevhidi bir imana, sonra hayatının her anında ve alanında Allah’ın emir ve yasakları çerçevesinde yaşamak demek olan salih amele, sonra Allah yolunda malını ve canını feda etmeye her an aday ve hazır olmak (HAKKA ŞAHİD OLMAK) ve gerektiğinde feda etmek (ŞEHİD OLMAK) gerekmektedir.

Nitekim Ahzab Suresi 22 ve 23. ayetlerde, Allah yolunda yalpalamadan cihat ederek hakka ŞAHİTLİK eden iman sözüne sadık erler övülürken, onlardan bir kısmının sevdiği şey olan (nahbehu) ŞEHİTLİK makamına eriştiği (yani canlarını Allah yolunda feda ettikleri), diğerlerinin ise her an şehit olmayı özlemle gözledikleri (yenteziru), (yani canlarını Allah yolunda feda etmeye her an hazır olarak beklemekte oldukları), gerek şehit olanlar ve gerekse bunu bekleyenlerin Allah’a olan ahitlerini, O’nun rızası dışında başka beklentilerle değiştirmediklerini (yani hayatlarını ahiret kurtuluşu arzusu ve bunun gereğince yaşayarak son nefeslerine eriştikleri) bildirmektedir.

Özetle VARLIĞIM ALLAH’IN VARLIĞINA (ALLAH YOLUNA) ARMAĞAN – KURBAN OLSUN DEMENİN DİĞER BİR İFADESİDİR KURBAN.

Birileri varlığım izm’lerin varlığına vs. armağan olsun derlerken, aslında kendilerini bunlara kurban ettiklerini ifade etmektedirler.

Gerçek bir Müslüman ise varlığını sadece Allah’ın varlığına, yani Allah yolunda kurban eder ki, ENAM SURESİ 162. AYETTE bu durum net olarak ifade edilmiştir. “De ki: “Benim namazım, ibadetlerim, yaşamam ve ölümüm hep alemlerin Rabbi olan Allah içindir.”

***

HACCIN KÖKENİ VE HİKMETLERİ

HAC SURESİ 27. AYET MEALİ;

“(İbrahim’e vahyettik ki), İnsanlar içinde haccı ilan et ki, gelsinler sana yakında olanlar yaya olarak, uzakta olanlar dayanıklı ve çevik binekler üzerinde uzak yollardan .”

HACCIN KÖKENİ VE BİZLERE KADAR İNTİKAL SÜRECİ

Hac Suresi 27. ayet haccın farz kılınışı ve Muhammed (s)’in insanları hacca davetini değil, İbrahim (s)’in haccı ilk defa ilanı ile ilgilidir. Hac İbadeti İbrahim (s)’e verilen bu vahyi emirle başlamasının ardından, İbrahim (s) ve oğlu İsmail (s)’in ardından şirk unsurları katılarak ta olsa nesilden nesile uygulamalı olarak aktarılarak, Son Peygamber Muhammed (s)’e kadar süren bir farz ve uygulanması mütevatir bir sünnettir.

Mekke’nin fethini müteakip hacca karışan tüm şirk unsurları ayıklanmış, Müşriklerin katılmasının yasaklandığı ve Peygamberimizin Mekke’nin fethinden sonra ilk ve son kez katıldığı Veda Haccı ile, Hac ibadeti İbrahim (s) zamanındaki asli tevhidi durumuna tekrar döndürülmüş ve bu haliyle nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar gelmiştir.

HACCIN HİKMETLERİ

Bilindiği İbrahim (s)’in toplum bazında ashabı ve devleti olmayıp, bu gün Ortadoğu denen Mezopotamya’nın çeşitli yerlerinde dağınık olarak ashabı – tebliğci ve davetçileri vardı. Ayette, bu tebliğcilerin yakın yada uzak yerlerde olmaları fark etmeksizin yılda bir kez hacca gelerek toplanmaları, tevhidi ümmet eğitimlerini gözden geçirip ikmal etmeleri, istişare ve topluca ibadet ederek, manevi yönden güçlenmiş olarak kavimlerine dönmeleri amaçlanmaktadır.

Yani haccın tesis amacı, İbrahim (s)’in Ortadoğu’nun farklı beldelerindeki davetçi ashabını yılda bir kez bir araya getirerek, tevhidi ümmet eğitimlerini ikmal ve pekiştirme, tevhidi ümmet olarak tevhid üzere birlik ve beraberliklerini sağlamlaştırma idi.

Hacca gidenlerin haccın kökeni ve hikmetleri üzerinde düşünerek hacca gitmeleri, haccın bir sevap kazanma ve günahlardan temizlenme yeri olarak değil, İslam ümmetinin tevhid üzere bir araya gelmesi anlamına geldiğini idrak etmeleri, hac esnasında tevhid ve ümmetin sorunları üzerine uzun uzun düşünüp dua etmeleri ve çareler düşünmeleri gerekir. Zira haccın ortaya çıkışının köken ve hikmetleri asıl olarak bunlardır.

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Kurban Şahitlik ve Şehitlik