Haber Arşivi Kurtuluş Savaşı

Musevi Vatandaş Barisak Efendi

YUNAN ORDUSUNUN YAKIP YIKTIĞI ESKİŞEHİR

Musevi vatandaşımız Barisak Efendinin Eskişehir Mezalimine ait 18 Eylül 1922 Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanan mektubu:

– “Ağustos nihayetine doğru (herhalde 30 Ağustos’ta) Yunan memurları bazı faaliyetler gösterdiler. Evvela ağır toplarını istihkam malzemelerini çektiler. Hastanelerini, silah ve mühimmat ve erzak depolarını boşalttılar. Kıt’alar her gün şehir ve havalisini terk ediyordu.”

– “Biraz sonra Yunan ordularının Afyonkarahisar’daki hezimet haberi bir yıldırım gibi aksetti!.. Hristiyan firariler şehri geçiyor, Bursa’ya doğru kaçıyorlardı. Baş gösteren korku, paniğe inkilab etti!.. Üç gün zarfında Rum ve Ermeniler gizli bir emre tabi olur gibi, mevkilerini terk ettiler. Hepsi gitti, kalmak isteyenler cebren sevk edildi!”

– “Seyahat vesikası almak gibi usuller kendiliğinden kalkmıştı! Her biri daha evvel gitmek için acele ediyordu. Haykırışlar, çığlıklar, küfürler ve ızdıraplı gözyaşlarına, ihtiyar ve malullerin iniltileri karışıyordu!” (İşte bu da ilahi adalet!.. Müslüman Türklere çektirdiklerinin sadece hicret etme kısmını bile yaşamaları, onlarda ne büyük bir acı uyandırmış!.. Bir de Türklere yaşattıkları yağma, işkence, tecavüz, yaralama, öldürme olaylarını düşünün!.. Y.N.)

– “Pazar günü, feci olacağından kimsenin şüphe etmediği hazin vak’aları beklemekle geçti. Sokaklar bomboştu. Çarşı kapalıydı. Hiç bir (resmi) daire faaliyette değildi. Yalnız biliyorduk ki, mutasarrıf ve belediye reisi tevkif edilmişti.”

– “Sakarya hezimetinden döndükleri günden beri, hemen daima ‘İşgal ettikleri araziyi tahliyeye zorlandıkları takdirde, Türklere karşı yapacakları yangın, yağma ve kıtal’ den bahsediyorlardı!”

– “Kendileri o kadar yüksekten Medeni ilan eden bu adamların, eski Yunan muhariplerinin halefleri olduklarından bahseden kumandanlarının bu tasavvuratı (hayal ettiklerini) fiil mevkine koyacaklarını, vicdanlarımız kabul etmek istemiyordu!”

– “Eski Yunanistan’ın Yeni Yunanistan’a bırakmış olduğu ahlaksızlıkları unutmuştuk! HIRSIZLIK, IRZA TASALLUT, KITAL, YAĞMA bunlara has denaatlerdendi!”

– “Hayvani bir surette öyle bir şiddetle coştular ki, emirleri öyle küstahça bir zulüm ile ifa ettiler ki, bugün bizlerin hayatta kalmış olması, bir mucize eseridir!”

– “Halk evlerine kapandı. Birdenbire saat sekiz buçuğa doğru bir infilakı müteakip, siyah bir duman sütunu şehrin ortasından yükseldi. Şehri yakıyorlardı!.. Her şey yakıldı ve yıkıldı. Katolik rahiplerin güzel manastır ve kiliseleri bile birer kül haline geldi!”

– “Herkes ateşten uzak yerlere sığınmayı düşünüyordu. Biz de pek az eşya alarak evlerimizden çıktık… Şimdi halkı soymaya başlamışlardı. Canlarını kurtarmak için her şeylerini bırakarak evden kaçan biçareleri (çalınacak eşyası yok diye) tevkif ediyorlardı!”

– “Biraz uzaktan dinamit sesleri duyuldu. Bunları yangında yanmayan evlere atıyorlardı!”

– “Cuma günü şafak sökerken kundakçıların başkumandanları şehre indi ve halka ‘ yangından zamanında haberdar edilmemiş olduğunu, şimdi durduracaklarını’ büyük bir riyakarlıkla söyledi! Derhal yağmacılar ‘tulumbacı’ oldular! Saat 7’ye doğru yangını söndürdüler.”

– “Artık kurtulduk zannediyor ve evlerimize dönmeye hazırlanıyorduk (ki,) aynı asker kıyafetindeki zebaniler yolumuzu kestiler. Bir gün evvelkinden daha geniş ölçüde mezalime başladılar!”

– “(Tekrar başlatılan) yangının 2. akşamı daha kötü oldu. En büyük ve sağlam binalar dinamit ve alevlere teslim edildi.”

– “İltica ettiğimiz mahallenin her köşesinden işkenceye maruz kalan kadın ve çocukların iniltileri duyuluyordu!”

– “Nihayet sabah 4’e doğru müthiş bir top sesi infilak etti. TÜRK ASKERLERİ GELİYORDU!”

***

Alıntıdır: Albert Khan Arşivi
Yunan Ordusunun yakıp yıktığı Eskişehir, 20 Aralık 1922

Eskişehir’in Kurtuluşu yazısı için tıklayın >

Add Comment

Click here to post a comment

Facebook Sayfa