Akif Yaşar Yurtdaş Sivrihisar Haberleri

Nasreddin Hoca ve Şarlo

Bugün sizlere anlatacağım kişilerden biri, bizim ve dünyanın çok iyi tanıdığı hemşehrimiz Nasreddin Hoca, diğeri ise Şarlo karakteri ile sinema dünyasının tanıdığı ünlü komedyen (Charlie Chaplin)’dir.

Bu ikili aynı çağda yaşamamıştır. Anlatacağım olayın ilginç yanı ise Şarlo’nun, II. Dünya Savaşı’nın dünyayı kasıp, kavurduğu bir dönemde, Nasreddin Hoca fıkrası anlatmasıdır. Tabii, bizim için daha da ilginç olanı, bu olayda Nasreddin Hocamıza yer verilmiş olmasıdır. Hocamızın adı her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsa, bu bizim için önemlidir ve o zaman işin rengi değişir yoksa, Şarlo benim neyime…

Benim, olayı ele almam, aşağıdaki gazete kupürünü görmem ile başladı. Kupürde geçen olayın, arka planını incelediğimizde, II. Dünya Savaşı ile olan ilgisini, Amerika ve Türkiye boyutunu, Vatan Gazetesi’nin bu olaya nasıl dahil olduğunu görüyoruz…

nasreddinhoca sarlo gazete - Nasreddin Hoca ve Şarlo

ÜSTAD NECİP FAZIL ANLATIYOR

Bu ilginç hikayeye geçmeden önce, Üstad Necip Fazıl’ın Nasreddin Hocamızı ve Şarlo’yu birlikte ele alarak yaptığı değerlendirmeye bir bakalım.

Üstad, “Nasreddin Hoca, ilim teknesinde yoğurulan milli ruhun hadiseleri espri çerçevesinde ani bir zevk çakışıyla değerlendiren dünya çapında bir kahramandır ve bildiğimiz adi mizahın ötesinde ve çok üstündedir. O’nun belirttiği, derin ve her biri kıymet hükmü getiren mizah tablolarına, ancak komik Şarlo dediğimiz deha çapındaki sanatkardır ki, biraz yaklaşabilmiştir. Nasreddin Hoca’nın doğrudan doğruya Türk karakteri içinde İslam mizacını canlandıran menkıbeleri, muhtevalarındaki ince tenkit, tahlil ve teşhir kıymetleriyle, teker teker izah ve tespite muhtaç birer şaheserdir. Nasreddin Hoca, gerçek milli kahramanların başında gelir… Meşhur Şarlo ise Nasreddin Hoca ile aynı ruh kıvamında olsa da onun ayağının tozu olamaz… Şarlo’nun mizahi bir bedahet ifadesine sahip olma noktasında Nasreddin Hoca’nın ağaca çıkarken boynuna aldığı pabucu bile olamaz…” diyor.

Üstat, hocamızı ve Şarlo’yu böyle anlatıyor. Ancak, ben yine de Şarlo’nun, hocamızın fıkrasına yer vermesini önemsiyorum.

II. DÜNYA SAVAŞI DEVAM EDERKEN

Hikayeyi anlayabilmemiz için dünyanın o tarihteki tablosuna kısaca bakmamız gerekiyor. II. Dünya Savaş’ı bütün şiddetiyle devam etmektedir. Büyük güçler dahil olmak üzere, dünya ülkelerinin birçoğu bir araya gelip, Müttefikler ve Mihver olmak üzere karşıt askeri ittifaklar oluşturdular. Savaşa, dönemin büyük güçleri olan Birleşik Krallık, Sovyetler Birliği, ABD, Çin Cumhuriyeti ve Fransa, Müttefik Devletler olarak; Almanya, İtalya ve Japonya, Mihver Devletleri olarak katılmıştır… 1939 da başlayıp, 1945 yılına kadar süren II. Dünya Savaşı, insanlık tarihinin en büyük ve 55 milyon insanın öldüğü en kanlı savaşı olarak tarihe geçecektir.

Türkiye, başarılı bir politika ile bu savaşa katılmamak ve ittifaklara karşı denge politikası güderek savaştan uzak kalmak istemektedir.

ŞARLO, TÜRKİYE’Yİ SAVAŞA SOKMAK İÇİN DEVREDE

Ancak, savaş tüm yıkıcılığı ile devam ederken, 7 Aralık 1942 ‘de Şarlo’nun, Türkiye’yi Amerika’nın yanında savaşa sokmak için devreye girdiğini görüyoruz.

Şarlo, Amerika’da yayın yapan bir radyoya konuk olur. Aynı zamanda bu radyo Türkiye’de de çevirisi yapılarak ”Amerika’nın Sesi” adıyla yayın yapmaktadır. Radyo sunucusunun ve Şarlo’nun amacı, Türkiye’yi Amerika’nın yanında Almanlara karşı savaşa sokmaya ikna etmektir.

Radyonun sunucusu, dünyaca ünlü konuğuna ”Şuan bizi Türkiye’den de dinliyorlar, onlara ne söylemek istersiniz” diye sorar.

Dünyaca meşhur o konuk, sunucunun savaş çağrısı amacıyla sorduğu bu soruya tüm Türkiye’nin şaşkınlığa uğrayacağı şu cevabı verir: ”Elbette, onlara bir Nasreddin Hoca fıkrası anlatmak istiyorum.”
O anda radyoyu dinleyen Türk halkı bu duruma fazlasıyla şaşırır. Herkesin hayran olduğu o kişi, Nasreddin Hoca hayranıdır, onu tanıyor ve biliyordur…

Derken o ünlü kişi, aslında hepimizin bildiği o meşhur fıkrayı anlatmaya başlar, Hoca’nın bir gün kapısı çalınır… Hoca kapıyı açar, gelen komşusudur.
“Hoca, eşeğini ödünç alabilir miyim?” der. Hocanın eşeği vermeye niyeti yoktur. “Eşeğim burada yoktur.” diye cevap verir. Komşu arkasını döner tam gidecekken, ahırdan eşeğin anırma sesleri gelir. Bunun üzerine komşu sinirlenerek:
”Hoca hoca! Utanmıyor musun şu sakalınla yalan söylemeye!” der. Nasreddin Hoca ise şu yanıtı verir:” Be adam! Bana mı inanıyorsun yoksa ahırdaki eşeğin anırmasına mi? Radyodan bu fıkrayı anlatan o dünyaca ünlü kişi daha sonra cümlelerine şöyle devam eder…
“Beni Türkiye’den dinleyen hayranlarıma söylemek istediğim şey şudur; İnsanlar artık bir karara varsın! İnsanlığın sesini mi dinleyeceksiniz, yoksa eşeklerin anırmasını mı?” sözleriyle imada bulunarak, “insanlığın sesine gelin” sözleriyle, Türkiye’yi Amerika’nın yanında savaşa sokmak için çağrıda bulunur… Ancak, Türkiye bu çağrıya uyumayacak ve savaşa katılmayacaktır…

VATAN GAZETESİ CEZA ALIYOR

Birkaç gün sonra, Türkiye’de Vatan gazetesi, Şarlo’nun radyodan anlattığı bu söyleşiyi yayımlar ve yazının yanına da yine Şarlo’nun, dönemin diktatörü Hitler’le dalga geçtiği filmindeki ünlü karikatürünü koyar.

Sırf bu söyleşiyi yayımladığı ve karikatürü gazetesine koyduğu için Vatan Gazetesi iki aylığına kapatılır. Böylece, Vatan Gazetesi de yayınladığı karikatür nedeniyle ilk defa ceza alan gazete olarak, Türk basın tarihinde yerini alacaktır.

SÖZÜN ÖZÜ ;

Milletimiz her zaman, merhum Nasreddin Hoca’mızdan aldığı ilham ile onun izinde yürüyerek, ferasetiyle badireleri atlatmayı bilecektir… Mekanı Cennet Olsun.

Kalın Sağlıcakla. Yaşar YURTDAŞ

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Nasreddin Hoca ve Şarlo