Yazarlar Hakkında

Op. Dr. Mustafa Kılıçal

Op.  Dr. Mustafa Kılıçal kimdir?

mustafa kilical - Op. Dr. Mustafa Kılıçal

Kendi kaleminden,

İstiklal mücadelesinin sona erdiği ve 29 Ekim 1923’te “Cumhuriyet Devletimiz” kurulduğu günlerde; ben henüz Sivrihisar’ımız Yenice mahallerindeki evimizde 7 aylık bir bebek olarak anamın kucağındaymışım.
Doğumumdan ta.. Üniversiteye gidesiye kadar geçen yıllarımı hep. Devletimizin kuruluş sancıları, inkılaplar ve Alman harbinin vesikalı günleri ile tamamladım.

İlk tahsilim, çatısı çinko ile kaplı olduğu için (tenekeli mektep) de denen Yenice ilkokulunda bitirerek; Yemenici arastasındaki babamın dükkanında, önüme tuttuğum meşin önlükle çalışmaya başladım. Kasabamızda “Ortaokul”, vilâyette de pansiyon yoktu o yıllarda. Babalarımızın ileri görüşü bu boşluğu doldurarak bizlere tahsil yapma imkanını sağlamıştı.

Dört aile bir araya gelerek, vilâyette liseye yakın bir ev kiralanmıştı aylığı üç liraya. Yatağımızı ve gerekli ev eşyaları ancak ihtiyaç duyacağımız kadarı ile bir yıl yiyeceğimiz, yağımız, bulgurumuzdan tutunuz da turşusu ve hatta yiyeceğimiz ekmeğe kadar her şeyimizi taşımıştık yeni evimize. Dört arkadaş bir kardeş gibi huzur içinde sistemli olarak çalıştık derslerimize. Daima rahmetle yâd ettiğim büyük anam Nazife KILIÇAL dördümüze de bu bir yıl içinde tam bir analık etmiş, aşımız, işimiz ve çamaşırımızla candan meşgul olmuştu.

Bir işe güvenle başlamak huzurla bitirmek demektir. Bu azmin sonunda ileri yıllarda “Sami Kıyık lise matematik hocası, İhsan Sarıkardaşoğlu Prof. Dr. adlî tabip dekan, Muharrem Halil Ayva da doktor olmuşlar ve bendeniz Mustafa KILIÇAL ’da Op. Dr. ve genel cerrahi uzmanı olarak Ankara Numune hastanesinde çalıştım.

Bu güzel tabloyu elde edebilmek için her birimiz ayrı yerlerde çalışarak büyük gayretler sarf ettik. Nitekim; ortaokul 2. Sınıfa geçince o yaz parasız yatılı devlet imtihanına girerek babamın üzerindeki yükü almaya çalıştım. Ve nitekim dileğim yerine gelerek ortaokulu Bilecik’te liseyi de İstanbul Haydarpaşa’da tamamlamıştım.

Lise yıllarım hep Alman harbine rastlar. Vesikalı ekmek, vesikalı basma devri. Okulumuzun çatısında, Marmara’ya doğru namlusu olan bir harp silahı, sınıfımızın pencereleri siyah perde ile karartmalı ve sönük ışık veren ampuller, açlığımızı fındık fıstık üzüm gibi çerezle gidermeye çalıştığımız yıllar. Liseyi bitirirken imtihan sistemi de değişmişti. Şansımızdan önce bitirme sonra olgunluk imtihanı (kapalı zarf usulü sorular Bakanlıktan) ve yeniden üniversiteye giriş imtihanı. Not durumum müsait olduğu için İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine parasız yatılı olarak devam etmiş ve Fakülteyi bitirdiğimde takvim yaprakları 1950 yılını gösteriyordu. Yani 50 yıl öncesini.

Görüldüğü gibi bütün olumsuzluklara rağmen idealim olan Tıp diplomasını almıştım. Bizleri bu zorluklar daha kamçılamış ve çalışma azmimizi daha da arttırmıştı. İçinde bulunduğumuz bu yıllarda yer yer az da olsa evinin karşısında üniversite, altında özel arabası, cebinde telefonu olan, bazılarının okumakta yan çizdiklerini gördükçe kahroluyorum.

Askerliğimi 1951 ’de Ankara Zır Atış Poligonunda tamamladım. 1950’den 1963’e kadar doğup büyüdüğüm memleketim Sivrihisar’da açtığım muayenehanede gece- gündüz, paralı-parasız demeden hemşehrilerim hizmete çalıştım.

Bu on üç yıl içinde eşim diş hekimi Zehra KILIÇAL da Kasabamızda bir ilki başarmış; Hemşerilerimizin diş problemini halletmeye çalışmış. Diş çekmek mecburiyetinde kalan berberlerden kurtarmıştır. Bu arada serbest çalışan bir doktor olarak ortaokul, sanat okulu hekimliği, on yıl kadar Kızılay başkanlığı, Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu, Sivrihisar’ı yeşillendirme Derneğinde ve Belediye Encümen Üyeliği gibi sosyal çalışmalarda bulundum. Kızılay’daki çalışmalardan dolayı Genel Merkezce “Onursal Üyelik Payesi ve Rozeti ile taltif edildim.”

1963’ten itibaren “Genel Cerrahi” dalında yaptığım ihtisası müteakip Ankara Numune Hastanesinde 1. Hariciye Kliniğinde öğretim görevlisi olarak emekli olasıya çalıştım.

Ve bu arada; Oğlumuz Adil Ahmet (Doç. Dr. Y. Mimar ve Bilgisayar uzmanı ve Şehir Mühendisi) olarak; U.S.A. Washington Üniversitesi’nde ders verirken, Eşi Yüksek Mimar, Peyzaj Mimarı ve Bilgisayar Uzmanı Dr. Hatice Ferhan da diğer bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmakta.

Torunumuz Baran “George Washington Tıp Fakültesi’nde” Kardiyoloji ihtisası yaparken, diğer torunumuz Yasemin de aynı fakültede yüksek tahsiline devam etmektedir.

Ve nihayet geç de olsa, sabırla ve Allah’ın takdiri ile, ailece dileklerimize kavuşmuş; çok uzaklardaki yıldızları yakalamıştık.

Bu yıllarda sosyal çalışmalarda da bulunarak Halk sağlığını koruma derneğinde ve Hemşire Koleji cerrahi hocalığında ve hastanemiz “ameliyathane koordinatörlüğü” gibi vazifelerde şevkle çalıştım. Tıbbi konularda neşredilmiş 28 İlmî yazı ve tercümelerim vardır. 18 kadar da İlmî tebliğ ve konferanslar eklenebilir bu çalışmalarıma.

Sağlık Bakanlığının prensipleri dahilinde, her iki yılda bir ay Anadolu’nun cerrahi uzmana ihtiyaç duyulan bölgelerde geçici görevlerde bulundum. Zaman kısa da olsa bu süre içinde Anadolu’nun değişik güzelliklerini tanıma fırsatını buldum.

Ayrıca Bartın ve Lice, Bingöl zelzele felâketlerinde kanayan yaraları sarmaya çalıştım. Vasati 40 yıl hekim olarak en iyi duygularla vatanımda hizmet etmeye gayret ettim. Her ne kadar canım memleketim Sivrihisar’dan uzakta kalsam da onun hasretini daima taşımaktayım içimde. Eğer bir Sivrihisarlı gibi söylemek gerekirse: “Kayalarımız tütüyor burnumda”

Op. Dr. Mustafa KILIÇAL

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Op. Dr. Mustafa Kılıçal