Tarihi Eserler ve Turizm

Sivrihisar Ermeni Kilisesi

– SURP YERRORTUTYUN ERMENİ KİLİSESİ –

Sivrihisar, Surp Yerrortutyun Armenian Church

In this study, the research about the Surp Yerortutyun Church is presented. In the content of the research Surp Yerortutyun Church has been examined and photographed in details. The history, location, architecture and decorative features are evaluated. The architectural details are defined and similar architectural applications are mentioned by comparing with the other armenian churchs. The place of the structure in the armenian church architecture is explained by it’s current situation

KİLİSENİN TARİHÇESİ, KONUMU, MİMARİ ve SÜSLEME ÖZELLİKLERİ

Sivrihisar’a yerleşen Ermeniler, ilçenin saat kulesi eteklerine bir kilise inşa etmişler. 1876’da çıkan yangında zarar gören kilise, Patrik “Nerses Varjabedyan” döneminde Mimar “Mintes Panoyat” tarafından 1881 yılında Surp Yerrortutyun (Ermeni) Kilisesi olarak yeniden inşa edilmiştir. Yapımında pek çok Türk’ün de çalıştığı Kilisenin tamamı taş işçiliği olup yerel taş imalidir. Kilisenin yanında 1883’te Nersesyan Okulu ve bir hamam yapılmıştır.

Adres: Eskişehir’in Sivrihisar ilçesi, Gedik Mahallesi, Muzaffer Atasoy Sokak.

Anadolu’nun en büyük 3 kilisesinden biri olan ve 1400 m2’lik alanda inşa edilen kilise, uzun yıllar bakımsız kalmıştır. 2009 yılında Belediye imkanları ile kısmen de olsa salonu kullanılır hale getirilmiştir. 2001 yılında onaylanmış bir restorasyon projesi ise daha sonra uygulamaya geçirilerek Kültür Bakanlığı tarafından 2010 yılında restorasyon çalışmaları başladı. Ancak restorasyonda Çan Kulesi ile kulenin ana yapısını bağlayan kemer dikkate alınmamıştır. Restorasyonu tamamlanan yapı, kültür ve toplantı amaçlı pek çok hizmete elverişli haldedir. K-1*

2015 yılı Ekim ayında Kilisede; Tarihi, Kültürü ve Sanatıyla 1. Sivrihisar Sempozyumu yapılmıştır.

Kilisenin iki tarafında çan kuleleri bulunmaktadır. Kızıl kesme taştan yapıldığı için Kızıl Kilise de denir. Yapı belli belirsiz fresklerle bezelidir. Kilisenin arka kısmında vaftiz odası, güney kısmında papaz odası bulunuyor. Kilisenin kitabesinde: Cemaat üyelerinin yardımlarıyla kutsal üçlü (SURP YERORTUTYUN) adına bir kilise inşa edildi” yazılıdır.

Konum: İlçe merkezinin kuzeybatısında, Yazıcıoğlu Kalesinin güneyinde, ilçe yerleşiminin daha dışında konumlanmış olan Gavur Hamamının da güneydoğusundadır. Kilisenin doğusunda ise saat kulesinin de üzerinde konumlandığı yüksek kayalık alan bulunmaktadır.

Yapı Tanıtımı: Surp Yerrortutyun Kilisesi, yapı kütlesi açısından doğu-batı yönünde dikdörtgen, planlanış biçimi açısından ise üç nefli bazilika planlıdır. Naosta kuzey-güney yönde iki sıra halinde dizilen ve birbirine sivri kemerlerle bağlanan dörder tane sütün ile üç nefli bir mekan oluşturulmuştur. Yapı, temelde üç nefli bir bazilikadır. Fakat yapı örtüsünde, merkeze yerleştirilen bir kubbeye, giriş ekseninde ve doğu batı yönünde yönelen beşik tonoz örtüler, yapının örtü sisteminde haç plana gidişi göstermektedir.

Batı cephe düşey olarak dört mermer plaster ile üç bölüme ayrılmıştır. Kırma taşla yapılmış olan yapının kuzey, güney ve batı cephede eksenlerine yerleştirilen, toplam üç girişi bulunmaktadır. Tüm cephelerde çift sıra pencere düzenlemesi görülmektedir. Alt sırada yer alan pencereler dikdörtgen formlu ve üçgen çökertme alınlıklıdır. Pencerelerin kilit taşlarına ise kabartma haç motifleri yapılmıştır. Üst sırada yer alan pencereler ise yarım daire kemerlidir. Bu yarım daire kemer, tuğla kemer ile çevrelenmiştir. Üst sıra pencerelerin üzengi taşları ve kilit taşı yüzeyden daha yüksek görülmektedir.

Süslemesi: Yapı, doğu batı yönünde uzanan bir kırma çatı ile kubbe ekseninde bir kırma çatının dikey olarak kesmesiyle örtülmüştür. Haç kolları ise çift pahlı çatı ile örtülmüştür. Yapının süsleme özelliklerinde ise sütunların renkli sıvandığı görülmektedir. Bu uygulama sütunların freskli olma ihtimalini düşündürebilir. Apsisin iki yanında kemerlere geçişin sağlandığı plasterların başlık kısmında beş yapraklı ve volütlü bitkisel kabartmalar yer almaktadır.

Batı cephede yer alan giriş kapısı, yapının süsleme anlamında en zengin bölümüdür. Orta nef eksenine yerleştirilen giriş üçlü sivri kemerli düzenlemeye sahiptir.

Apsis yuvarlağının iki ucuna simetrik yerleştirilen nişlerin üst kısmında ise yarım daire formlu bitkisel süslemeler bulunmaktadır. Apsisin güney duvarında yer alan süsleme daha iyi korunarak günümüze ulaşırken, kuzey duvarındaki süsleme ise daha fazla tahrip olmuştur. Birbirleriyle aynı olan mavi renkli bu süslemeler, uçları palmet ve rozetle biten simetrik kıvrımlı bitkisel bezemelerdir.

Apsisin kuzeyinde yer alan nişin en iç kademesinde farklı boyutlarda haç figürleri yüzeye kazınmıştır. Bu alanda, en çok Malta haçı görülmektedir. Farklı boyutlarda yapılmış haçların arasında Yunan haçı da bulunmaktadır.

Apsis sivri kemerinin batı yüzeyinde ise tek sıra yazı dizisi yer almaktadır. Dış hattı siyah, içi ise kırmızı tonda yazılmış olan yazının tamamı büyük harftir. Yoğun bir tahribat olduğu için yazının tamamı mevcut değildir. Yazının bittiği yerde ise iki satırlık bir not yatay olarak yazılmıştır. Apsis sivri kemerinin kilit taşına ise dairesel formlu gözleri ve burnu bulunan bir figür kabartması yapılmıştır.

Sonuç: Surp Yerortutyun Kilisesi ile aynı dönemde yapılmış olan Ermeni kiliseleri incelendiğinde plan uygulamalarında yakın benzerlikler de görülmektedir. 18-19. yüzyıllarda yapılmış yakın örnekler ise Kayseri’de görülmektedir. K-2*

Sivrihisar kazasında bulunan kilise vakfının çeşme ve suyolları için Avrupa’dan getirtilecek olan demir boru, musluk ve sair malzemeden gümrük vergisi alınmaması ve malzemenin Haydarpaşa’dan Eskişehir İstasyonu’na kadar yarı ücretle nakledilmesi ile ilgili yazı. 14 Aralık 1907

Sivrihisar Kazası Hristiyan Kilise Vakfının üç aded çeşmenin su yollarına tefriş edilmek üzere Avrupa’dan celb ve mübaya’a edilecek demir borularla dirsek ve muslukların gümrük resminden affı ve Haydarpaşa’dan Eskişehir istasyonu’na kadar nısf ücretle nakli hakkında mu‘amelenin ikmali için istid‘aya rabtı icab eden cedvel numunesidir.

Fî Kânûnuevvel sene 1323 – Sivrihisar Belediye Kalfası Ohannes K-3*

PHOTO GALLERY – FOTO GALERİ ⇓

SON

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde bulunan Surp Yerortutyun (Ermeni) Kilisesi 1650’de inşa edilmiş olup, 1876’da yangın sonucu zarar görmüş ve 1881 senesinde Patrik Nerses Varjabedyan döneminde mimar Mintes Panoyat tarafından yeniden inşa edilmiştir. Kilise, Ermeni mahallesinin orta kısmına saat kulesinin eteklerine yapılmıştır. Tamamı taş işçiliği olup yerel taş imalidir. Yapımında pek çok Türk de çalışmıştır. Anadolu’nun en büyük 3 kilisesinden biridir. 1400 m2’lik alanda inşa edilmiş olup uzun yıllar bakımsız kalmıştır. Yapı, kültür ve toplantı amaçlı pek çok hizmete elverişli haldedir.

1853-56 Kırım Savaşında, padişah Abdülmecid fermanı ile Kırım ve Kafkasya’dan göçmen olarak, Sivrihisar’a yerleşen Ermeniler toplam 4177 kişi olup 360 hane mevcuttu. Sivrihisar’ın kuzeyine hisar ile Baba çeşmesi arasına Yazıcıoğlu kalesi ve kayalığın eteklerine yerleşmişler. 1916 yılında topluca Suriye’ye dönüyorlar. Oradan da pek çoğu Fransa ve Marsilya’da yerleşmişlerdir. Az sayıda da olsa İstanbul’da varlığı bilinmekte.

Ermeniler Sivrihisar kültürüne ciddi katkıda bulunmuşlar. Özellikle el sanatında (kuyumculuk), terzilik, bağcılık ve yemek çeşitleri halen sürdürülmektedir. Kendi adlarını taşıyan bağ ve bağ evleri hamamları halen mevcuttur.

Kilisenin iki tarafında çan kuleleri bulunmaktadır. Kızıl kesme taştan yapıldığı için Kızıl Kilise de denilen yapı belli belirsiz fresklerle bezelidir. Kilisenin arka kısmında vaftiz odası, güney kısmında papaz odası bulunuyor. Kilisenin kitabesinde şunlar yazılıdır: “Cemaat üyelerinin yardımlarıyla kutsal üçlü (SURP YERORTUTYUN) adına bir kilise inşa edildi.

Surp Yerortutyun Kilisesinin batı cephesinde bulunan üst sıra pencerelerin kilit taşlarına sayıların tek tek yazılmasıyla inşa tarihi verilmiştir. Buna göre yapının inşa tarihi 1881 yılıdır. İç mekandaki sütunlardan dördünün; kuzeybatı köşeden ikinci, üçüncü ve dördüncü sütunların üzerine tamir edildiğine dair bilgiler yazılmıştır. Kuzeybatı köşeden ikinci sütunda Ermenice metinden sonra “25…” ibaresi ile “…09” ibaresi bulunmaktadır.

 

Kuzeybatı köşeden dördüncü sütunda ise Ermenice verilen bilgilerden sonra “1..05” sayılarını içeren bir tarih yer almaktadır. Yine tahribattan dolayı okunamayan ve hafif izleri kalan ikinci rakamın “9” olması gerektiği düşünülmektedir.

Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşamakta olan Ermenilerin dini yapıları, Osmanlı Devletinin koyduğu kurallar çerçevesinde yapılmıştır. Gayrimüslimlerin azınlıkta olmasının da etkisiyle yapıların sayısı da azdır. Osmanlı Devletinde yeniliklerin yoğun yaşandığı 19. yy.da ilan edilen fermanlarla gayrimüslimlerin hakları daha da artmıştır. 1839 Tanzimat Fermanı ve 1856 Islahat Fermanıyla Osmanlı toplumlarında gayrimüslim olan toplulukların sosyal ve siyasal statüsü değişmiştir. Osmanlı Devletinde yeniliklerin yaşandığı bu dönemde, gayrimüslimler özellikle taşrada yoğun imar faaliyetlerine başlamıştır. 19.yy.’ın ilk yarısında, yeni ve değişik bir anlayışın yönetime etkimesi yeni olayların, yeni oluşumların toplum katlarına yansımasına yol açmıştır. Bu da mimarlıkta, daha çok azınlıkların bulunduğu yörelerde, yeni kilise yapılarıyla somutlaşmıştır. Araştırma konusu olan Surp Yerortutyun Kilisesi de Islahat Fermanı’ndan daha sonraki dönemde yapılmıştır. Yapı, günümüzde Sivrihisar olarak bilinen ilçede yer almaktadır.

Eskişehir Ermenileri konusunda ayrıntılı bilgi veren “Ermeni Tehciri ve Eskişehir Ermenileri” isimli tez çalışmasında, Eskişehir’de yaşayan Ermenilerden ilk bahseden kişinin seyyah Paul Lucas olduğu ve 1705 yılında Eskişehir’e uğrayan Lucas’ın Eskişehir’den 2 kilometre uzaklıkta bir köye gittiği belirtilmektedir. Burada bir tepenin eteğinde Ermenilerin oturduğu aktarılmaktadır. Eskişehir’e XIX. yüzyılda gelen seyyah J. Macdonald Kinneir’in ise şu anda Eskişehir’in bir ilçesi konumunda olan Sivrihisar’da o dönemde 400’ü Hristiyan olmak üzere toplam 1500 insanın yaşadığı bilgisini verdiği de aktarılmaktadır. Eskişehir ve civarına XIX. yüzyılın ikinci yarısında gelen G. Perrot’un ise Sivrihisar’da yaşamakta olan Ermenilerin varlığından bahsettiği ve Sivrihisar’da bir de Ermeni Okulu bulunduğu bilgisini verdiği belirtilmektedir.

1882 yılında Eskişehir ve civarına gelen diğer gezginler Humann ve Puchstein’in, Eskişehir’in nüfusunu bir kısmı Ermeni olmak kaydıyla 10.000, Sivrihisar’ın nüfusunu ise hane olarak. 2.000 Türk evi ve Sivrihisar’ın kuzeybatısında ise 800 hanelik bir Ermeni Mahallesi olduğu bilgisini aktardığı da belirtilmektedir 9 . Bu rakamlardan da anlaşıldığı üzere Sivrihisar’da yaşayan Ermeniler XIX. yüzyılın ikinci yarısına gelindiğinde sayıları iyice artmış ve artık bir Ermeni Mahallesi oluşturmuşlardır. Bölge olarak bakıldığında, 19. yy.da Ermenilerin, toplum yapısında ve çevre bölgelerin etnik yapısında önemli bir yer tuttuğu bilinmektedir.

Şemsettin Sami’nin yine aynı eserinde Sivrihisar’ın nüfusunun da 4.000’i Ermeni olmak üzere toplam 34.902 olarak aktardığı bilgisi verilir. Tüm bu veriler de gösteriyor ki Eskişehir ilinde XX. yüzyıl başlarına gelindiğinde tren yolunun da yapılmasıyla nüfus artısına paralel olarak Ermeni nüfusu da artmıştır. Ermeni nüfusun artmış olduğu bu bölgede, Sivrihisar İçesinde bulunan ve 1881 yılında inşa edilen Surp Yerortutyun Kilisesi, bir Ermeni kilisesi olarak dikkat çekmektedir.

Yapı Tanıtımı: Surp Yerortutyun Kilisesi, yapı kütlesi açısından doğu-batı yönünde dikdörtgen, planlanış biçimi açısından ise üç nefli bazilika planlıdır. Naosta kuzey-güney yönde iki sıra halinde dizilen ve birbirine sivri kemerlerle bağlanan dörder tane sütün ile üç nefli bir mekan oluşturulmuştur. Yapı, temelde üç nefli bir bazilikadır. Fakat yapı örtüsünde, merkeze yerleştirilen bir kubbeye, giriş ekseninde ve doğu batı yönünde yönelen beşik tonoz örtüler, yapının örtü sisteminde haç plana gidisi göstermektedir.

Batı cephe düşey olarak dört mermer plaster ile üç bölüme ayrılmıştır. Kırma taşla yapılmış olan yapının kuzey, güney ve batı cephede eksenlerine yerleştirilen, toplam üç girişi bulunmaktadır. Tüm cephelerde çift sıra pencere düzenlemesi görülmektedir. Alt sırada yer alan pencereler dikdörtgen formlu ve üçgen çökertme alınlıklıdır. Pencerelerin kilit taşlarına ise kabartma haç motifleri yapılmıştır. Üst sırada yer alan pencereler ise yarım daire kemerlidir. Bu yarım daire kemer, tuğla kemer ile evrelenmiştir. Üst sıra pencerelerin üzengi taşları ve kilit taşı yüzeyden daha yüksek görülmektedir. Aynı zamanda, pencerelerin tamamında aynı tarzda demir korkuluklar kullanılmıştır. Doğu cephedeki pencereler ise diğer cephelerdeki pencerelerden daha küçük ve mazgal pencere olarak görülmektedir. Bu pencereler beyaz renkli taşlarla çevrelenmiştir. Batı cephede alınlığa 4 yapraklı yonca formlu bir pencere yerleştirilmiştir. Bu pencere de boş alandaki monotonluğu gidermiştir.

Batı cephede yer alan giriş kapısı, yapının süsleme anlamında en zengin bölümüdür. Orta nef eksenine yerleştirilen giriş üçlü sivri kemerli düzenlemeye sahiptir. Eksende bulunan sivri kemer daha geniş, kuzey ve güney kenarlarındaki sivri kemerler ise daha dar yapılmıştır. Ortada bulunan geniş sivri kemer iki plaster arasında yer alan yarım daire kemerli giriş kapısını çevrelemektedir. Bu sivri kemer ise dıştan tuğla kemerle çevrelenmiştir. Kapı, plasterların taşıdığı kenger yapraklı başlıklarla taşınan yarım daire kemerli bir uygulamaya sahiptir. Yarım daire kemeri oluşturan taşlara, yüzeyden alçaltma ve yükseltmenin zıtlığıyla hareket kazandırılmış, kilit taşı ise zeminden daha fazla yükseltilerek yüzeyine kabartma haç motifi yerleştirilmiştir. Batı cephenin kuzey ve güney köşesinde yer alan plasterların yüzeyine, iki sıra pencerenin üzengi taşları ile aynı hizaya gelen kabartma haç motifleri yerleştirilmiştir.

Giriş kapısının kuzey ve güney yanında bulunan dört plastera oturan kemerlerin batıya doğru devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu uygulama yapı girişinde bir porç oluşturulduğunu göstermektedir. Sivri kemer içerisinde yer alan kapının iki yanında, dikdörtgen prizma kaideler üzerinde yer alması gereken iki sütunçe bulunmamaktadır. Fakat sütunçelerin üzerine oturması gereken başlıklar ise cephe ile birleşik vaziyette zıvana girintileri ile birlikte görülmektedir. Bu bölümde kenger yapraklı iyonik başlıkların üzerine oturan bir yastık üzerinde profilden “S” kıvrımlı ve kenger yaprakları ile kabartılarak bezenmiş olan geçiş ögeleriyle üstte ikinci bir başlığa geçiş sağlanmıştır. Bu iki yastık, başlığın diğer yandaki simetriği ile arasında yatay silmelerle birleştirilerek oluşturulan kitabe alanına ise kitabe ve rulo halindeki kitabeyi açan melekler yerleştirilmiştir. Bu bölümün üst kısmına ise iki tane kanatlı başın taşıdığı dairesel bir alanda tasvir edilen ve kutsal ruhu temsil eden bir güvercin ile bir küre üzerinde sakallı iki insan figürü kabartılmıştır.

Kuzeydeki yuvarlak haleli kişinin elinde bir haç, diğer üçgen haleli kişi ise bir yeri işaret eder biçimde tasvir edilmiştir. İki kişinin bulunduğu alanın evren, altlarındaki kürenin de Dünya olduğu tarafımızdan düşünülmektedir. Bu alanı çevreleyen bir sivri kemerin yarım kalarak, tüm giriş alanını çevreleyen sivri kemer tarafından kesildiği görülmektedir. Bu durumun, yapının bir onarım geçirdiğini işaret edebileceği düşünülebilir. Girişteki bu uygulamalar beyaz kesme taşla yapılarak yapının kırma taş mimarisinden farklılık yaratılmıştır. Batı cephede köşelerde bulunan plasterlar çatı hizasında birer sütun başlığıyla son bulurken diğer iki sütun ise çatı eğimine göre kırılmaya uğramıştır. Saçak; düz-kaval-düz-içbükey-düz silmeli frizle sonlandırılmıştır.

19.yy.da yapılan Surp Yerortutyun Kilisesi’ne planlanış bakımından benzeyen erken döneme ait yapılar farklı bölgelerde de görülmüştür. Buna en iyi örnek Constantinapolis’de yapılan Hagia Eirene Kilisesi’dir. 6.yy’a yapılmış ve en son 8. yy.da onarım geçirmiş olan kilise , üç nefli bazilikal plan oluşu ve örtü sistemindeki haç plana yönelim bakımından Surp Yerortutyun Kilisesi ile benzerlikler taşımaktadır.

Surp Yerortutyun Kilisesi ile aynı dönemde yapılmış olan Ermeni kiliseleri incelendiğinde plan uygulamalarında yakın benzerlikler de görülmektedir. 18-19. yy.larda yapılmış yakın örnekler ise Kayseri’de görülmektedir.

KAYNAKLAR:
*K-1- Burası Sivrihisar – Naci ŞAKAR
*K-2- Yüksek Lisans, Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Tarihi Anabilim Dalı
*K-3- Osmanlı Belgelerinde Sivrihisar Sh, 40
Derleyen/Editör: Murat Sevimbay
Սիվրիհիսար հայերեն եկեղեցի – Sivrihisar Armenian church

Add Comment

Click here to post a comment

logo