Sivrihisar Haberleri

Sivrihisar Uçağının Hüznü

Aslında bambaşka bir konu için oturmuştum bilgisayarın başına. 15-16 Eylül 2018 tarihinde yapılan Sivrihisar hava gösterilerini yazmak istiyordum. O kadar etkilenmiştim ki, gerçekten hissettiklerimi satırlara nasıl dökeceğim diye kıvranıp duruyordum.

Ama duygularımı aktarmanın özgün kelimelerini ararken, aklım “Teyyare” kelimesine takılıyor.

Sanırım 2010 yılından sonra kutlatmamaya başladı. Türkkuşu’nun 3 Mayıs kuruluş günleri. Sadece Anıtkabir’e çelenk bırakıp, özel deftere hamasi cümleler yazıp geçiştirilir hale getirildi. Oysa ne güzeldi o kutlamalar. Antonov An-2’lerin paraşütçüleri bırakışı, planörün bulutlarla dansı, balonun yükselip indirilişi, model uçakların arı vızıltıları, Yangın söndürme uçaklarının renkli damp’ları. En güzeli de tribünlere özenle ve saygıyla yerleştirilmiş eskimeyen Türk kuşu hocalarının yüzlerindeki tebessüm, gurur karışımı.

Ama duygularımı aktarmanın özgün kelimelerini ararken, aklım “Pilotlar İshak ve Raşid Beyler” cümlesine takılıyor.

Sayın Ali İsmet Öztürk’ün Sivrihisar’ın çorak topraklarında Menekşe yetiştirmeye başlaması çok olmadı. Geçen sene açan çiçekler bu sene artarak yayılmaya başladı. Hele bir de yeni açmış bir Menekşe var ki, uçuşu tüm bozkırın iklimini yumuşatıyor, içimize ferahlık veriyor. İki günlük havacılık etkinliği tüm yıl yüzümüzde tebessümler bırakacak yoğunlukta. Havacılık adına yapılan tüm programı burada yazmama imkan yok. Çünkü yaşattığı duyguları aktarmak imkansız. Sanki Türkkuşu’nun o güzel günlerinin canlandığını hissettirdi bana.

Ama duygularımı aktarmanın özgün kelimelerini ararken, aklım “Teşekkür Pusulasına” takılıyor.

Kokpit.aero yazarı ve Tayyareci Vecihi Hürkuş Müzesi Derneğinin (TVHMD) bir üyesi olarak gösterilerin birinci günü yapmış olduğumuz havacılar ile sohbet konulu etkinlik oldukça ilgi çekti. TVHMD’nin düzenlediği bu programda, katılımcı büyüklerimiz bizlere THK Türkkuşu ve İnönü Planör Kampı anılarını anlattılar. Bilindiği üzere Sivrihisar’da bu yıl kadın akrobasi pilotumuz Semin Öztürk Şener uçuşunu büyük Türk havacısı Vecihi Hürkuş anısına yaptı. Sanki o günlerin ruhu Sivrihisar’da canlandı.

Ama duygularımı aktarmanın özgün kelimelerini ararken, aklım “ Türk Tayyare Cemiyeti logosuna” takılıyor.

Hangarın içerisinde Sivrihisar ilçesinin tanıtımı için bir stant açılmış. Sivrihisar Eğitim Vakfı (SEV). Sosyal sorumluluk gereği Sivrihisar Sportif Havacılık Derneği ilçenin değerlerine sahip çıkmış ve böylesi bir standa izin vermiş. SEV’ in sempatik yöneticisi benden stantlarına gelmemi ısrarla rica ettiler. Kırmak mümkün değil, üstelik havacılık tarihi adına çok önemli bir belge vereceğini de söylüyordu.

Yukarıdaki bildiriyi görür görmez şok olmuştum. İlk hissettiğim; doğruları araştırıp yazmak için günlerce emek harcarken, yanlışların çığ gibi yayılması bu kadar basitti demek. Üstelik etkisi de hemen geçmiyor. Ben bile bu yazıyı hazırlarken Sivrihisar hava gösterilerini arzu ettiğim güzellikte aktaramıyordum. Aklım hep bu bildirideydi ve şimdi bildiriyi düzeltme zamanı.

1. Teşekkür pusulası denilmiş. Oysaki o dönemde uçaklardan atılan bu tür bildirilere “Döviz” deniliyordu. Pusula yerine en azından duyuru denilebilirdi.

2. Sivrihisar Teyyaresi denilmiş. Bilindiği üzere Tayyare kelimesi “a” ile yazılır.

3. Pilotlar İshak ve Raşid Tekin Beyler denilmiş. 1921 yılında soyadı olmadığı için Tekin adı, soyadı gibi algılanıyor. Böyle algılanmasına da “Raşid” kelimesinin sanki ad gibi yazılmış olması. Oysa Raşid değil, doğrusu olan uçaklarda pilotla birlikte görev yapan Rasıt ( Gözlemci ) olmalıydı.

4. Pusula tarihi olarak 27 Eylül 1921 gözüküyor. Ancak dövizin üst ortasında 1925 yılında kurulmuş olan Türk Tayyare Cemiyetinin (T.Ta.C.-THK) logosu kullanılmış. Bu hiç düşünülmeden yapılmış büyük bir hata.

Umarım burada yazdığım ve kendilerine de anlattığım üzere hatalarından vazgeçerler.

Bu düzeltmeleri yaptıktan sonra gökyüzünün parlayan yıldızı Semin kızımızla bir hatıra fotoğrafı çektirip ayrılma zamanı gelmişti. Mutlu bir havacı olarak Ankara’ya dönerken, Sivrihisar kavşağında sağda kalan, dövize de konu olan bağış uçağı görmeden gitmek olmazdı. Arabamı yolun en sağına çekip dörtlüleri de yaktıktan sonra, gözüm dört açıldı. Gösterilerin üzerimde bıraktığı büyü bozulmuş, yerini üzüntüyle karışık bir öfke kaplamıştı. Tarihe ve Sivrihisar’a yapılan büyük saygısızlığı keşke görmeseydim. F-4 Phantom uçağının altı meyhaneye çevrilmiş. Üstelik uçağın gölgesine üç arabayı sığdırmayı başararak. Uçağın sağ kanat altı tuvalet haline getirilmiş. Diğer kanat altı da boşalan kutu ve şişelerin atıldığı çöplüktü. Breguet -14 uçağının durumu ise içler acısıydı. Umarım modelin yapımına destek veren ODTÜ yetkilileri ve / veya Sivrihisar’ın tarihine sahip çıkacak yerel yönetimler bir an önce bu çirkinliğe müdahale ederler.

Sivrihisar’ı ve genel havacılığı göklere çıkartan Ali İsmet Öztürk ve ekibinin yaptıkları güzel şeyleri düşünerek avunuyorum. Teşekkürler Semin Öztürk Şener. Teşekkürler Ali İsmet Öztürk. Teşekkürler Sivrihisar Sportif Havacılık Kulübü Derneği. Teşekkürler TVHMD. Teşekkürler Kokpit.aero.

Seneye görüşmek üzere. Gökyüzü gibi berrak kalın.

Mustafa KILIÇ
Sontayyareci@gmail.com
0536 273 62 62
Kaynak:www.kokpit.aero

1 Comment

Click here to post a comment

  • Malesef çok utanc verici yetkilileri çok uyardık fantomu koymayın diye bura sivrihisar halkının bağıšlarıyla alınan tayyareye ait diye ağzınıza kaleminize yüreğinize sağlık umarım yetkililer yanlışlarını anlar.