Sivrihisar Haberleri

Milletimizin Başı Sağolsun

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

Şehitlerimize Allah’tan Rahmet, ailelerine sabırlar diliyoruz.

34 askerimizi İdlip’de şehit verdik. Ölüm elbette acı bir olaydır, özellikle geride kalanlar için. Allah (c.c.) makamlarını cennet etsin, şehitlerimizin gittikleri yerde mutlu olduklarına inanıyoruz. Asırlarca vatan denilen topraklarda güvenle yaşıyorsak, şehitlerimiz sayesindedir.

25 Nisan 1915 sabahı, düşman kuvvetleri Arıburnu’na çıkartma yaparlar. Karşılarında Yarbay Mustafa Kemal komutasında ki 57. Alay vardır. Mustafa Kemal, askerlerine “size taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum” demiştir. Düşman püskürtülmüş ama 57. Alayın yarısı yani 25 subay ve 1817 er şehit olmuştur. Mustafa Kemal artık Çanakkale kahramanıdır.

Dünyada, normal bir insanın savaş isteyeceği düşünülemez. Ülkeler, caydırıcı olmak ve gerektiğinde savaşmak için çok büyük maliyetleri göze alarak ordular kurarlar. Ne yazık ki kötülerin ihtiraslarından korunmak için, bu ordular zaman zaman savaşmak zorunda kalırlar.

Şimdi Çanakkale savaşı ile İdlip’i bir mi tutuyorsun diyen çıkabilir. Ülkenin bütünlüğüne dahleden her hareket aynıdır. Unutmayalım ki, Çanakkale savaşı da bizim savaşımız değildi. 1915 de geçilemeyen Çanakkale’nin 1918 ve 1920 de geçilerek İstanbul’un işgal edildiğini hatırlayalım.

Anadolu topraklarında her zaman birilerinin gözü olmuştur. Geçmişte Anadolu’nun işgali neyse, 15 Temmuz da onun gibi bir işgal girişimidir, sınırımızda yaşanan olaylar ve beslenen terör örgütleri de, ülkeyi bölmek ve işgal etmek isteyenlerin kullandıkları aparatlardır.

Eski zaman ile yeni zaman insanı arasında şöyle bir fark var. Ülkeye bir saldırı olduğunda, eski zaman insanı az bir fire ile ülkenin selameti için birleşebiliyordu.

Günümüzde ise, ülkelerin yönetimlerine getirdikleri adamlarının toplumlarda yaptıkları dejenerasyon ve iletişim imkanlarının gelişmesi sayesinde, kendilerine benzetilen insanları kullanan işgal güçleri, işgal harekatı başlattıklarında, işgal edecekleri ülke içinden kendilerini destekleyen hatırı sayılır kitleler bulabiliyorlar.

Neticede, size ölmeyi emrediyorum diyerek cepheye sürülen ve askerlerin şehadetiyle zafer kazananlar ne kadar kahramansa, günümüzün konjonktürüne uygun işgal yöntemlerine, hantal bir orduyu modern ve savaşacak duruma getirerek, karşı koyanlar, en az onlar kadar kahramandırlar.

Ülkeye bir saldırı olduğunda, saldırganın safında yer alanlar da, yukarıda bahsedilen, dejenerasyona uğrayan kitlelerdir. -1-

***

Diyorlar ki, “Aslında çok daha fazla şehit var ama devlet bunu gizliyor.” 

Gizli istihbarat elamanlarımızın cenazelerini bile deşifre eden bazı medya kesimi nedense 34 şehidimizin haricinde bir tane şehit cenazesi bulamadılar. Ama hala “cenaze fazla, 500 ü geçti” diyorlar.

Hiç mi aklınıza gelmiyor; 34 şehidimizin isimleri açıklandı. (Mekanları Firdevs Cenneti olsun inşaAllah) Bunların haricinde bir kişide çıkıp “Benim abim de şehit oldu veya benim oğlum da şehit oldu. Neden ismi geçmiyor? Devlet gizliyor mu?” demiyor.

Ama sen daha iyi biliyorsun gibi, ortalıkta milleti daha da galeyana getirmek için fitne saçmaya devam ediyorsun. Ne geçecek elinize, daha çok şehidimiz olsa?

Biz bugün imtihan oluyoruz. Sabırlı, basiretli olacağız. Devletimize güveneceğiz. Ve inşaAllah yeise kapılmadan sürekli dua edeceğiz. -2-

Ne diyor ayet; “Gevşemeyin, üzülmeyin. Gerçekten iman etmişseniz üstün gelecek olan sizlersiniz” Al-i İmran 139

***

BAHAR KALKANI HAREKATI

Bundan 20 sene önce ırak, 10 sene önce Suriye ve şimdi de biz işgal tehdidi ile karşı karşıyayız. Adamlar işgal edince mi savaşa gireceğiz. Tabii ki tehdidi dışarıda durdurmalıyız.

Türkiye olarak Suriye’liler için savaşmıyoruz; Suriye’liler gibi olmayalım diye savaşıyoruz. Sosyal medyada yazılıp çizilen senaryolar tek elden çıkıp elden ele dağılıyor. Askerimize ve milletimize psikolojik operasyon çekilmektedir.

9 değil 30 değil, istikbalimiz için Çanakkale’de çeyrek milyon şehit veren bir milletiz biz. Ne Suriye’den ne Irak ne de Libya’dan çekilmeyeceğiz. Çekildiğimiz gün yenildiğimiz gündür. Yenildiğimiz gün de parçalanacağımız gün olacaktır. Türkiye bir Cihan Devletidir. Cihan Devleti olmanın gereği neyse onu yapacağız! Her şey İstikbalimiz için. -3-

***

Tarifsiz acıları yaşadığımız bu zor günlerde, devletimizi zayıflatmak için bazı çevrelerin sosyal medyadaki bazı paylaşımları ile bu olayı iç siyaset malzemesi yapmaya çalışması içimizi acıtmaktadır. Geçmiş Suriye politikalarımızı eleştirebilirsiniz. Bu politikayı hatalı bulabilirsiniz. Ama şehitlerimizin kanını iç siyasete alet etmeyin.

Türkiye’nin Ne İşi Var?

Suriye’de bulunma sebebimiz işgal değil. Vatanın savunmasıdır. Beş milyon Suriyelinin sınırımıza doğru sürüldüğü ve yeni bir terör koridorunun oluşturulmaya çalışıldığı durumda bunu dışarıdan izlemenizi müdahale etmemenizi isteyenler, Suriye’de İran, ABD, Rusya, İsrail’in ne aradığını sorgulamıyor. Bizim ne işimiz var diyor.

Bin yıl önce Alparslan kefenini giyerek Malazgirt’te neyi arıyorsa, yüz yıl önce Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale’de “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” sözünde neyi arıyorsa onu arıyoruz. Elli yıl önce Kıbrıs’ta neyi arıyorsak onu arıyoruz. Vatanın bekası için yapılan mücadelenin sınırlarımızın dışında olması bu gerçeği değiştirmiyor. Binlerce yıllık devlet töresi olan devletimizin bu durumda karşılıksız şartsız, amasız, lakinsiz yanında olmalıyız. -4-

***

Bu Cumhur Başkanı Erdoğan’ın savaşı değildir, top-yekün bir milletin savaşıdır, Kıymetli zahmetli bir coğrafyada yaşamanın bedelidir. Bugün hesap sorma zamanı değil, birlik ve beraberlik, tek yumruk tek yürek olma zamanıdır. -5-

***

Alıntılar:
1-Naci Vatansever
2-Safiye Çetinkaya
3-Ahmet Sülükoğlu
4-Halil İbrahim Dayı
5-Yaşar Yıldız

Add Comment

Click here to post a comment

logo