Gazete Yazıları Sivrihisar Haberleri

Ulu Cami ve Meyyit Taşı

– Sivrihisar Ulu Camii ve Tarihi Meyyit Taşı –

Sivrihisar’ın Sesi Gazetesi Yazı İşleri Müdürü değerli kardeşimiz Oğuz Ekiciyi Merhum Babası, Çukurhan’ın karşısında eski dükkan komşumuz, Sivrihisar’ımızın efendi ve nezaketi ile tanınan kibar insanlarından Yavuz ağabeyin vefatı sebebiyle telefonla aramış, yakınlarına taziyelerimi ve merhuma rahmet dileklerimi bildirmiştim.

Bir hafta sonraki Sivrihisar’ın Sesi Gazetesinde, sür manşetten, Ulu Cami önündeki tarihi Meyyit taşı üzerinde, Rahmetli Yavuz ağabeyimizin cenaze namazı kılınmak üzere konulmuş tabutunu gösteren fotoğraf ve Oğuz’un teşekkür yazısı yer aldı.

Buraya kadar her şey gerektiği gibi yapılmış, İslam üzere vefat edenlere ilişkin sağ Müslümanların eda etmesi gereken vazifeler yerine getirilip, merhumun naşı ve ruhaniyeti ebedi alemin kapısı olan kabrine tevdi edilmişti. Ben kaç aile yakınımı, komşumuzu, arkadaşımı o meyyit taşından alarak ebedi aleme uğurladım sayısını tam bilemiyorum.

Ulu Caminin iç avlusunda yer alan o tarihi meyyit taşı bende hep ebedi alemin kapısı imiş gibi bir iz bırakmıştır. Ulu Caminin hoş ve ruhaniyet dolu iç mekanından çıktıktan sonra, sekili son cemaat mahalli ve hele yanındaki, meyyit taşına doğru boynunu bükmüş gibi duran hınnap ağacı ne güzeldi.

Kim bilir kimler, hangi güzel insanlar Ulu Camide namazı kılındıktan sonra o tarihi meyyit taşı üzerinden sevdiklerinin, yakınlarının omuzları üzerinde ebedi aleme, helallik alınarak, Fatihalar ve dualar ile uğurlanmıştır.

Hepimizin bildiği ve memnuniyetle gördüğü gibi Ulu Camimiz geçtiğimiz yıllarda önemli bir restorasyon geçirdi. Güçlendirildi, iç ve çevre düzenlemesi yapıldı. Çevre düzenlemesi yapılırken etrafı açıldı ve Ulu Caminin belki kendisi kadar eski ve tarihi olan meyyit taşı da her taşı ayrı ayrı numaralandırılarak söküldü, dağıtıldı sonra da şimdiki yeni yerine taşındı ve yeniden birleştirilerek eski haline getirildi.

Benim dikkatimi çeken ve taaccübüme giden husus şu; restorasyonu gerçekleştiren ustaların bir an önce işi bitirip gitmek aceleciliğinden olsa gerek, meyyit taşını birleştirmek için konulmuş, her taş üzerinde kırmızı yağlı boya ile yazılmış sayılar, rakamlar aynen bırakılmış durumda. Bir araya getirme işlemi tamamlandıktan sonra uygun şekilde boyaların silinmesi gerekir iken hiçbir şey yapılmamış, boyalar olduğu gibi bırakılmış.

Belki tarihi meyyit taşının yanından her gün geçen kardeşlerimiz göz alışkanlığı ile bu garabetin farkında değiller. Ama biz gazetedeki resme dikkatle bakınca, bu acayip hal çok yakından ve rahatsız edici şekilde göründü.

Şimdi diyeceğim o dur ki, ilgilisi kim ise, tarihi meyyit taşı üzerindeki bu kırmızı boyalar usulüne uygun olarak silinmeli, ihmal edilmiş, noksan bırakılmış iş tamama erdirilerek, meyyit taşının eski haline getirilmesi sağlanmalıdır. İnşaallah gecikmiş bir iş böylece tamamlanmış olur.

Bütün Sivrihisar’a, Sivrihisarlı hemşerilerime ve dostlara selamlar.


Prof. Dr. Ömer Adil ATASOY
İstanbul Aydın Üniversitesi

Add Comment

Click here to post a comment

Facebook Sayfa