Şenay Tek

Zor Dönemlerden Geçiyoruz

Zor Dönemlerden Geçiyoruz.

zor donemler - Zor Dönemlerden Geçiyoruz

Ama hiçbir şey hiçbir zorluk sizi ümitsizliğe düşürmesin. Ümitsizlik şeytandandır.

Şimdi düşünün balçıktan çanak çömlek yaparlar. bu çanak çömleği 3000 5000 derecelerde pişirirler ki, fırına atıldığında 300 500 derecelerde patlayıp çatlamasın. İnsan hayatı da böyledir.

Allah Meşakkatleri bazı kullarına ceza olarak yaratırken bazı kullarına da meşakkat ateşinde pişsin zorluklara karşı direnç gücü kazansın diye verir, zor zamanlar güçlü adamlar doğurur…

Düşünün Mekke devrini. İslam’ın ilk tebliğ edildiği o zor ve meşakkatli dönemleri düşünün. O dönemde çıkmıştır Adaletin babası Ömer. Şefkatin babası Ebubekir. İlmin ve ferasetin babası Ali. Ezanın babası Bilal’i Habeşi. Allah’ın aslanı Hamza…

Evet Dünya olarak zor dönemlerden geçiyoruz. Meşakkat ateşinin ayyuka çıkacağı Can kayıpları, mal kayıplarının ayyuka çıkacağı. Bilinç ölümlerinin gerçekleşeceği ve kâinatta yeni bir bilincin doğacağı enteresan bir dönemden geçiyor insanlık.

Ama şunu bilin ki, bu dönem güçlü insanları da doğuracak ve dünya yeniden güzel bir bilinç ile yola koyulacak. Muhammed’i bilinç yeniden dünyaya hakim olacak. Daha var 2043’e kadar sabır…

Türkiye, 2014 yılında henüz dünya iklim krizini dahi konuşmaz iken tarihinde ilk defa devlet ve özel sektör işbirliğiyle Afrika’da 99 yıllığına tarım arazileri kiraladı.

Niçin peki?

Çünkü, her ne kadar küreselciler saklarsa saklasın. Savaşların sebebini dini sebeplere bağlasın. Bu kocaman bir yalandır. Tarih boyunca savaşların tamamına yakını hep iklim krizleri ve küresel soğuma yüzünden yaşanmıştır ve her zaman saldıran ülkeler kuzeydeki ülkeler.

Saldırılanlar ise, sıcak iklime sahip olan Güneydeki ülkeler olmuştur. Tıpkı bugün ABD başta olmak üzere tüm ülkelerinin Ortadoğu ve Afrika’ya gözünü diktiği gibi yani…

Şükür ki, Devlet aklımız bu duruma çabuk uyandı ve tedbirini ta yıllar öncesinden aldı. Ama hatırlarsanız, dönemin çağdaşları ve elitleri yine her zaman olduğu gibi, o zamanda “ne işimiz var Afrika’da” diye ortalığı ayağa kaldırmışlardı. Ama devlet onlara kulak asmadı. Babalığını yaptı ve çocuklarının geleceğini güvene almak için Afrika’da koca koca topraklar kiraladı.

Ondan sonra ne mi oldu? ABD ve İngiltere’de duruma uyandı. Önce Türkiye’yi “ne işimiz var Afrika’da” sloganıyla içten karıştırarak ona geri adım attırmaya çalıştı. Çünkü oraya çökmek için Türkiye’nin oradan çıkartılması şarttı. Ama çıkmadık biz Türkler zeytinyağı kahve ve çimen lekesi gibiyiz. Bulaştığımız yerden çıkmayız.

Umarım son yağışlardan sonra Afrika’da ne işimiz olduğunu anlamayan beyinlerde anlamışlardır. Hala anlamamışlarsa, bu yağışlar daha başlangıç anlayacaklar.

Tıpkı devlet son birkaç senedir harıl harıl hastane yaparken “Ne işe yarayacak bu kadar çok hastane” dedikleri ve korona sürecinde, hastanelerin ne işe yaradığını anladıkları gibi bununda anlayacaklar, devlet aklı başkadır.

O vatandaş gibi mabadından düşünmez. Herkes giderken Mersin’e Devlet gider tersine. Ama yanılmaz, yanıltır. Devletimi de derin devlet aklını da çok seviyorum…

Şenay Tek

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Zor Dönemlerden Geçiyoruz