Blogspot

26 Ağustos Büyük Taarruz Gecesi

– 26 Ağustos Büyük Taarruz Gecesi –

Atatürk’ün Emir Başçavuşu Mihalıççıklı Ali Metin’in Hatıra Defterinden 26 Ağustos Büyük Taarruz Gecesi.

Kocatepe’nin eteğinde idik. Atatürk bir gemici fenerinin ışığı altında önünde bulunan haritayı tetkik ediyordu. Fevzi Paşa diğer bir gemici fenerinin altında yanından eksik etmediği Kur’an’ı okumaya başlamıştı. Biraz sonra taarruz başlayacaktı. Hepimizin sinirleri gergindi.

Bir müddet sonra Atatürk saatine bakarak Fevzi Paşa’ya; vakit nasıl hocam, buyurdular. Fevzi Paşa okuduğu Kur’an’ı Kerim’den başını kaldırarak, topçuyu yoklayınız, dedi ve Kur’an’ı okumaya devam etti. Atatürk topçu mevzilerini yoklayarak hazır haberini aldılar. Fevzi Paşa’ya dönerek; Hocam topçu hazır buyurdular.

Fevzi Paşa yine Kur’an’ı Kerim’den başını kaldırarak, piyadeyi yoklayınız, dedi. Atatürk Piyade kıtalarını yoklayarak hazır haberini aldılar. Düşmanla bizim aramızdaki tel örgüleri ve engelleri temizlemekte olan istihkâm taburunu da yoklayarak, işlerin bitmek üzere olduğunu öğrendiler.

Kemalettin Sami Paşanın emrindeki süvarimizde, düşmanın ümit etmeyeceği dar boğazları geçmiş düşmanın gerisine akmış, bu zor görevi yerine getirmişti.

Bilindiği gibi düşman; bize karşı yaptığı tel örgü ve engelleri bütün dünyaya geçilemez ilan etmişti. Hele bir İngiliz generali; Türkler burayı altı ayda geçerlerse bir günde geçtik diye bütün dünyaya ilan edebilirler demişti. Bunları hep duymuştuk.

Düşmanın modern bir teşkilata sahip olduğunu biliyorduk. Koskoca, güneş batmayan İngiltere imparatorluğu, Yunanlıları besliyordu. Silahları, teçhizatları ve iaşe ikmalleri mükemmeldi. Yalnız duyduğumuza göre düşman, bayramları dolayısıyla eğlenceler tertip ediyormuş ve balolar veriyormuş.

Bu gece kumandanları neşeli ve çakırkeyf olarak eğlenceden dönecek ve istirahat edeceklerdi. Askerleri de kumandanlarından geri kalmayacaktı. Nasıl olsa Türklerin bir taarruz yapacağını ümit etmiyorlardı. Bu hal bizim tarafın baskın plan ve arzularını kamçılıyordu. Böyle olmasına rağmen hepimiz çok sinirli idik.

Bu taarruzun bizim için ölüm kalım savaşı olduğunu biliyorduk, içimizden bitmez tükenmez dualar ediyorduk. Bütün karargah hipnotize olmuş gibiydi. Kimse kimse ile konuşmak istemiyordu. Dakikalar gün gibi uzun geliyor, Kocatepe’nin başında hava bize az geliyordu.

Atatürk ve Fevzi Paşalar telâşsız ve sakın idiler. Ben emir çavuşu olduğum için Atatürk’ün yanından ayrılmıyordum. Bir ara Atatürk saatine bakarak; (Hocam vakit tamam) buyurdular. Fevzi Paşa Kur’an-ı Kerim’i bitirmiş dua ediyordu.

Atatürk’e (Topçu ateşe başlasın ve şarapnel kullansın) diyerek duasını bitirdi. Ayağa kalktı. O heybetli vücudu ile ellerini göğe açarak (inşallah zafer bizimdir, hayırlı olsun) dedi.

Saat 5.30’du. Zeminlikten muharebe idare yerine çıkıldı. Atatürk ve Fevzi Paşalar, dürbünlerinin başlarına geçtiler. Topçu ateşe başlamıştı. Düşman tarafını görebiliyorduk. Topçu mermileri muharebe sahasını alt üst ediyor yerdeki otları tutuşturuyordu.

Çıkan yangın ve dumanlar rüzgarın tesiri ile düşman üzerine gidiyordu. Topçu ateşi bir buçuk saat kadar sürdü. Piyadelerimiz, tel örgüleri ve engelleri geçmeye başlamışlardı. Dürbünün başında olan Atatürk bütün kıtalara (Süngü tak ! Allah ! Allah ! hedefiniz Akdeniz’dir) emrini burada verdiler.

Ali Metin Hatira Defteri - 26 Ağustos Büyük Taarruz Gecesi

Güneş doğmaya başlamıştı. Durumun çok iyi gittiği görülüyordu. Kıtalardan iyi haberler gelmeye başlamıştı. Tam bu esnada yanımıza büyük çaplı kör bir mermi düştü. Büyükçe bir çukur açtığı halde aldıran olmadı. Bütün karargâh dürbünlere yapışmış gibiydiler.

Bizler her ne kadar sevinçli isek de akşama kadar bir aksilik olmasından korkuyorduk. Atatürk dürbünden başlarını kaldırarak kıtalara telefonla; (Karşınızda üç düşman bataryası var çekilmek üzereler, çekilmelerine mani olun ve onları ele geçirmeye gayret edin) emrini verdiler.

Bu esnada iki trenin Uşak istikametine çekildiği görüldü. Atatürk akıncı müfrezesine (Demir yolunu tahrip edin ve trenlerin çekilmesine mani olun) buyurdular. Nitekim kısa bir müddet sonra üç batarya ve trenler ele geçirildi.

Düşman tarafı tam bir karışıklık içindeydi. Hepimiz gördüğümüz durumdan sevinçliydik. Bilhassa Atatürk ile Fevzi Paşanın rahat oluşları ve memnuniyetleri bizleri daha çok zafere inandırıyordu.

Bir ara Atatürk, Fevzi Paşaya; (Hocam bakınız süvari ve piyade koşmaca oynar gibi gidiyorlar) dedikleri zaman bütün karargâh yerimizde duramıyor savaşanların içerisine atılmak istiyorduk.

***

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - 26 Ağustos Büyük Taarruz Gecesi