Şenay Tek

Can sIkIntIsI

CAN SIKINTISI - Can sIkIntIsI

İnsanın bedeni değil, canı değil, ruhu sıkılır. Çünkü beden, ruhun mezarıdır.

Nasıl ki kabir, ameli iyi olmayan bedeni sıkıyorsa. Bedende ameli iyi olmayan ruhu sıkar işte böyle amelimizin kötü veya yetersiz olduğu vakitlerde ruhumuz sıkılır bunalırız…

Unutmayalım ki, olgunlaşmamış ve Kemal’e ermemiş ruh her daim sıkılmaya mahkumdur. Çünkü özgür değildir. Çünkü nefsin hakimiyetini ilan ettiği beden denen mezarda tutsaktır, köle gibi yaşar. Ne zamanki ruh, nefsin mertebelerinde yükselir işte o zaman, yükselen her nefis mertebesi ruhu beden denen mezardan kurtarır.

Yani nefis mertebeleri ruhun bedenden kurtulmasını sağlayan merdivenler gibidir aslında. Sonrası muhteşem bir uyanış. Ruh beden denen kalıbı kırdığında uçabilir kaçabilir. ışık hızı ile yolculuk yapabilir.. istediği anda istediği yerde olabilmenin huzurunu yaşar. Köle olmaktan kurtulduğu için korkularından arınır.

Allah’ın keramet sahibi kulları beden kalıplarını kırdıkları için özgürlerdir.

Evet insanız ve zaman zaman ruhumuz sıkılıyor, çünkü bizim ruhumuz öz vatanının pasaportu elindeyse mutludur öz vatanımız ise kulluğumuzdur, Müslümanlığımızdır. Kulluğumuzdan uzak düştüğümüzde gurbete düşmüş garip gibi oluruz. Garip ise, mahzundur mutsuzdur. Mutlu olmak isteyen kulluğuna sarılsın.

Allah bizleri Yeryüzünde küçük Emrah modunda dertli dertli her şeyden şikayet eder bir biçimde, hayatı pamuk ipliğine bağlıymış gibi dolaşasın diye yaratmadı.

Sen ki; “Hani rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti.” Ayetinde bahsi geçen HALİFESİN. Şimdi silkin, kendine gel. Ve her ne işle meşgul olursan ol, yeryüzünde Allah’ın överek yarattığı bir varlık olduğunun bilincinde olarak yaşa.

Sen yeryüzünde Allah’ın vekilisin, elisin, kolusun, gören gözü ve işiten kulağısın. Sen yeryüzünde Allah’ın vicdanısın. Sen değerlisin. Hüküm verecek olansın. Emir alacak olan değil. İyilik yapmayı, iyiliği emretmeyi kendine şiar edinecek olansın. Kendinin farkına var ve yeryüzünde kim olduğunu bilerek yürü. Sen küçük Emrah değilsin. Allah’ın ‘HALiFEM’ dediğisin…

ÇEŞİTLİ DÜŞÜNCELER

Şu an yeryüzünde yaşananları ve bu yaşananlardan kurtuluş reçetesini özetleyen muhteşem bir ayet; “Kâfirler birbirlerinin yandaşları, koruyucularıdırlar. Eğer aranızda bu sıkı dayanışmayı gerçekleştirmezseniz, yeryüzünde fitne ve büyük bir kargaşa çıkar!” Enfal Suresi 73. Ayet

Ne zamanki bir ülkede olayları bâtıni yönden anlatan yazılar, zahiri açıdan anlatan yazılardan çok okunursa, o vakit, o ülkede uyanış başlamış demektir.

Kendi yazılarımın okunma oranından da gözlemlediğim kadarıyla bu ülkede hala zahirî yazılar okunuyor. Bu demek oluyor ki, henüz şafak sökmemiş. Öyleyse ne diyelim 2043’e kadar uyumaya devam. Ama şunu da bilin ki, hepimiz uyanana kadar Allah rahatlık vermeyecek…

***

Allahu Teala insanları birbirlerinin günahlarını araştırsınlar veya yargılayarak, eleştirerek Allahçılık oynasınlar diye yaratmadı. Kimsenin günahını konuşmayın araştırmayın. Düzeltmeye imkanınız varsa kimseye duyurmadan uyarın, yoksa susun. Kulu yaratıcısı ile baş başa bırakın.

Büyük günahlar büyük tövbelere gebedir bazen. Siz herkesin günahını görürsünüz. Tövbesinin büyüklüğünü ve kulun Allah katındaki mertebesini bilemezsiniz…

Hiç kimsenin kendisini beğenmeme gibi bir tercihi söz konusu olamaz. Bu, sanattan ziyade, sanatçıya hakarettir.

Herkes Allah adındaki sanatçının fırçasından çıkan muhteşem bir eserdir. İnsanın kendini beğenmemesi ve sevmemesi, kendisini fırçalayıp yaratan sanatçıyı beğenmemesi demektir.

Her gün aynaya bakın ve o muhteşem sanatçıya sizin gibi güzel bir eser resmettiği için teşekkür edin, övgüler yağdırın.

O sanatçının evi sizin sol yanınızda sizin övgüleriniz ve şükrünüz onun evinin zil sesi gibidir ısrarla o kapıyı çaldığınızda, o kapı muhakkak bir gün size açılacaktır.

Sonrası mı, sonrası frekans yükselmesi ve Allah’ın sesini işitmek. O muhteşem sesi işittiğinizde, of ki bu ne off…

***

Beden denen vatanda nefsin emrinde mülteci muamelesi görerek yaşamasın. Ve beden denen mezardan kurtulmaya baksın. İçeride değil dışarıda hayat var. “Hâkimiyeti ele aldığında ise ülkede bozgunculuk çıkarıp ürünleri ve nesilleri yok etmeye çalışır.

Allah bozgunculuğu sevmez.” Bakara suresi 205. Ayet bundan 1400 yıl önce inmesine karşın bugün yetiştirilen GDO’lu ürünleri ve Yahudilerin nesilleri yok etme projesini nereden biliyordu” demeyin.

Tarih değil insanların hataları tekerrür ediyor, işte bu yüzden Kuranı kerim tüm devirlerin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar muazzam bir kitap ve muhteşem bir hitaptır…

***

Şenay Tek

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Can sIkIntIsI