inanç

İnfak ve Nifak

infak nifak - İnfak ve Nifak

Hicretin dokuzuncu yılıdır ve Tebuk seferine çıkılacaktır.

Ordu’da bir rivayete göre 30.000 bir rivayete göre de 40.000 kişi olacaktır. Efendimiz huzura çıkar. Ve tüm Müslümanlardan bu savaş için infak ister. “Tüm Müslümanları ordunun yiyecek içecek ihtiyacını karşılamak için Allah adına mallarını infak etmeye davet ediyorum” der…

Burada efendimiz iki önemli nokta gözetmiştir, infak (vermek) ile nifak ters kökenli iki kelimedir. Allah için az veya çok infak eden imanını kanıtlamış olacaktır. Münafıklar ise yani dilleri ile inandıklarını söyleyenler ise, nifak edecek yani kendilerini belli edeceklerdir. Ve bu insanlar ordudan uzak tutulacaklardır.

Her daim hayırda yarışmayı adet edinmiş Allah’ın iki aslanı hemen öne çıkar. “Hz. Ömer Hz. Ebubekir’e dönerek; “Bu defa hayırda seni geçeceğim ya Ebu Bekir der’ ve efendimize; “Ben malımın yarısını bu savaş için bağışlıyorum ya Resulullah” der.

Efendimiz; “Peki evine ne bıraktın ya Ömer” diye sorunca, Ömer efendimiz; “Malımın diğer yarısını bıraktım ya Resulullah” cevabını verir…

Hazreti Ebubekir huzura gelir ve; “Ben malımın tamamını bu savaş için infak ediyorum ya Resulullah” der. Efendimiz ona da; “Peki evine sen yokken ihtiyaçlarını görmeleri için ne bıraktın ya Ebubekir” diye sorar. Ve o muhteşem Cevap…

“Evime Allah ve Resulünün rızasını bıraktım.” Cevabın asaletine ve muhteşemliğine bakar mısınız. Bu cevap üzerine hazreti Ömer hazreti Ebubekir’e döner ve; “yine beni hayırda geçtin ya ebabekir” der. Bu durum hem hoşuna gider hem de içinden ona gıpta eder…

Şimdi gelelim günümüze. Dünya zor durumda yangınlar seller, depremler, yanardağ patlamaları. Hepsi çok küçük bir zaman dilimine sıkıştırıldı. İnsanlar imtihanda. DİLLERİ İLE SÖYLEDİKLERİNİ ELLERİ VE KALPLERİ İLE TASTİKLE MÜKELLEF DURUMA GELDİLER.

Şu geçtiğimiz bir kaç yıla kadar her şey tıkırındaydı. Herkesin rutin bir hayatı vardı herkes alıştığı korunaklı alanda yaşayıp gidiyordu.

Bu esnada da koltukta uzanıyor elinde telefon kumanda önünde meyvesi cipsi, bir yandan ülkesini çok sevdiğine dair twetler sallıyor. Ara sırada kandil ve cuma gecelerinde attığı paylaşımlarla ne kadar Allaha inancı olduğunu vurguluyordu.

Gel zaman git zaman önce ekonomik krizle imtihan olunduk. Millet bir afalladı. Çünkü bu milletin canına dokunacaksın. Ama malına dokunmayacaksın. Dokunursan senden kötüsü yoktur.

Elek bir sallandı. Mal merakı yüzünden ülkesine düşman olanlar döküldü. Derken, korona geldi bir de buna maddi kriz eşlik etti. Bu defa hem mal, hem iman ile imtihan olunduk. Elek bir sallandı. Yine şapır şapır döküldük.

Derken, depremler yangınlar seller, bu defa da hem mal hem can ile imtihan edildik. Elek bir sallandı dökülen dökülene.

Daha önceleri devletimi milletimi milliyetimi seviyorum diye yangında kül bırakmayanlar, bu yardım isteğini devletten bildi. ‘ZIRNIK YOK” diye twetler havalarda uçuştu.

İyi de hani devletini milletini seviyordun. Hani ülken için halkın için canını verirdin. Aşk ve sevgi ispat ister. ELEK SALLANIYOR SALLANACAKTA…

İmkanınız varsa her gün yoksa, fırsat buldukça sadaka vermeye ihtiyaçlı sevindirmeye gayret ediniz. Sadakalarınızı günlük olarak ta verebilirsiniz. Biriktirip toplu halde de verebilirsiniz.

Her gün ve istediğiniz her an sadaka verecek birilerini bulamayabilirsiniz. Ama evlerinizde ve iş yerlerinizde kendinize ait bir sadaka kutunuz (kumbaranız) olursa bu sıkıntıdan kurtulursunuz.

Aynı uygulamayı çocuklarınızın odalarına da bir sadaka kutusu oluşturarak, çocuklarınıza da günlük olarak uygulatırsanız çok güzel olur.

Böylece hem onlara böyle güzel bir alışkanlık kazandırmış olursunuz hem onlar da iyilik yapmanın zevkini yaşamış olurlar. Hem de hayatları boyunca verdikleri her sadakadan sevap hissenizi alırsınız.

Burada şu ayrıntıya dikkat ediniz ama… Çocuklarınıza sadece Sadaka kutusuna para atarken eşlik etmeyiniz. Sadakayı yerine (komşuya, akrabaya, yetime, öksüze, ihtiyaçlıya, kuran kursuna veya camiye) teslim ederken de onları yanınızda götürünüz ve onların eliyle verdiriniz.

Onun sadakası olduğunu da dillendiriniz ki, çocuğunuz yüreklensin ve sevinsin. Birini mutlu etmenin ve işe yaramanın zevkini yaşasın. İleride cimri biri olmasın.

Sadece almaması gerektiğinin, aldığının bir kısmını Allah için vermesi gerektiğinin farkındalığını yaşasın ve bunu alışkanlık haline getirsin.

***

Şenay Tek

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - İnfak ve Nifak