Blogspot inanç

İnsanların Değeri ve Terbiye

İnsanların Değeri ve Terbiye

blog yazi - İnsanların Değeri ve Terbiye

İnsanların değerini belirleyen şey, herkes ile ortak olan özellikleri değildir. Yani hammadde iken ki halleri değildir. İşlendikten ve kullanılır hale geldikten sonraki halleridir.

Şöyle ki, Hurdadan satılan demirin kilosu 3.5 TL iken 8’lik demir inşaat çubuğunun kilogram fiyatı 7 TL civarındadır. Aynı demir, araba jantına dönüştürüldüğünde kilosu 100 TL’ye, iğneye dönüştürüldüğünde 3000 TL’ye, saatlerin balansında kullanıldığında ise 300 bin TL’ye kadar alıcı bulur.

İşte insanda böyledir. Yaratıldığı gibi hammadde halinde gezen..ve kendini yetiştirmeye gayret etmeyen bir insan, zamanla hurda demire döner. Bu insanların toplum içinde bir karşılıkları yoktur. Öylesine yaşarlar, kendileri için yaşarlar ve en nihayetinde nefsi emmare veya nefsi levvame boyutunda ölürler.

Bazı insanlar, ailelerinin de etkisiyle kendilerini biraz daha fazla yetiştirme imkanı bulurlar. Bunlar sekizlik inşaat demiri gibidirler en azından bir işe yararlar. Bu insanlar hem kendileri hem de sevdikleri için yaşarlar. Etraflarına çok bir faydaları yoktur ama zararlarda yoktur, kendi hallerinde bir hayat yaşarlar. Sonunda, nefsi levvame veya nefsi mulhime boyutunda ölürler.

Yine toplumda bir takım insanlar vardır ki, bunlar ailelerinden ve eğitim hayatlarından aldıkları destekle, kendi sınırlarını azda olsa aşarlar hem kendilerine hem de topluma faydalı olmak için yaşarlar. Topluma hizmetleri madde boyutundadır manevi açıdan çok fazla faydaları dokunmaz ama zararları da dokunmaz. Bunlar nefsi mutmainne boyutunda yaşayıp ölen insanlardır.

Bunun dışında, her şeyi kabule geçmiş, sistemle barışık yaşayan hem topluma hem kendisine hem de Allah’ın kurduğu sisteme faydası olan insanlar vardır. Bunlar demirden üretilmiş iğne gibidirler işleri birleştirmek, toplumu ve sistemi dokumaktır. Bu insanlar nefsi Raziye ve nefsi marziye boyutunda ölürler.

Bir de Kamile boyutunda yaşayan kendilerini hem maddi hem manevi açıdan işlemiş, geliştirmiş, yetiştirmiş insanlar vardır ki, bunlara paha biçilmez. Bunlar, saatlere balans ayarı veren demir cevheri gibidirler. Bu insanlar asla kendileri için yaşamazlar. Hep topluma faydalı olmak ve balans ayarı vermek için yaşarlar. Bu insanlarda Kamile boyutunda ölürler .

Evet fıtrata göre yaşamayı ve kendini geliştirmeyi değiştirmeyi tercih edersen insanlar için paha biçilmez olursun değerin yükselir. Bunu birde tefekkürle harmanlarsan bilinç sıçraması yaşarsın, hem yerde hem gökte sevilen biri olur çıkarsın. Yok kendini geliştirmez de hayvani boyutta yaşamakta ısrar edersen, paslanırsın. Hurdadan satılan demire dönersin. Yerin hurdalık olur.

TERBİYE

“Çocuklar ve gençler Sünger gibidir. Hiçbir şeyi nasihatlerden öğrenmezler. Yanlarında ne konuşulursa ne  yapılırsa ve ekranlarına ne düşerse, onu süngerin suyu içine çekmesi gibi içlerine çekerler, o şekilde öğrenirler.

Onlar, ırk, din ve ideolojik kavga nedir bilmezler, insan ayrımı yapmazlar. Onların tek ölçütleri vardır o’da sevgidir. Nefreti büyüklerden öğrenirler. Kavga etmeyi, sesli konuşmayı, ideolojik saplantıyı, siyasi karmaşayı, kalp kırmayı, çalmayı çırpmayı.

Ya da tam tersi olan güzel tavırları hep evdeki büyüklerden en çokta, anne ile babanın kendi aralarında konuştuklarını dinleyerek, onların dinlediklerini dinleyerek öğrenirler. Siz onları başka bir şeyle uğraşıyor zannedersiniz. Ama onların kulakları ve gözleri hep sizdedir.

Dikkat ederseniz genelde sağcı ailelerin çocukları hep sağcı, solcu ailelerin çocukları da büyüdüklerinde hep solcu olurlar. Bu genetik bir aktarım değildir. Aileden dinleyerek öğrenilmiş gelenektir.

Oysaki çocuklarımızın yanlarında bu ideolojik saplantıları konuşacağımıza din dil ırk ayrımı yapan söylemler kullanacağımıza ideal insan olmanın örneklerini konuşsak güzellikleri ve güzel olan her şeyi konuşsak. Komşumuzun yada akrabamızın yaptığı kötülüğü konuşacağımıza, güzel hasletlerini konuşsak, her şey değişecek belki de. Ama nerde bizde o kafa.

Birisi ibni Haldun’a; “çocuklarımızı nasıl terbiye edelim ” diye sorunca ibni Haldun; “Çocuklarınızı terbiye etmeye çalışmayın. Zira zaten size benzeyeceklerdir. Siz kendinizi terbiye edin” der.

O yüzden sevgili büyükler bugün yeryüzünde beğenmediğiniz, şikayet ettiğiniz ne varsa, sizin ve sizden öncekilerin eseridir. Toplumların genel ahlak anlayışı ne ise, kainat size onu sunar.

Şikayet etmek yerine, değişmeyi deneyin. Duygularınızı, düşüncelerinizi, kullandığınız cümleleri, aynalarınızı ve bakış açınızı değiştirin. Göreceksiniz ki, sizdeki bu değişimle birlikte dünya değişecek. Biraz uzun sürecek belki ama değişecek. HERŞEY VE HERKES DEĞİŞECEK.

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - İnsanların Değeri ve Terbiye