inanç

Kabe ve Mescidi Haram

KABE VE MESCİDİ HARAMIN GERÇEK VELİLERİ ŞİRK KOŞMAYAN MÜMİNLERDİR.

Kabe Mescidi haram - Kabe ve Mescidi Haram

Mekke müşrikleri O dönemde “kendilerini Allah’a yaklaştırdığı için putlara taptıklarını” söylüyorlardı.

Kâinattaki bütün zerrelerin sınırsız bir zamanda sınırsız tecellileri, Cenab-ı Hakkın sınırsız cemalini ve kemalini dereceli bir işle ve intizamla yerine getirirler. Celal, Cemalle örtüştüğünde, kemal ortaya çıkar. Celal ile Cemal dengede tutulduğu zaman kemal ortaya çıkar. Cemal olmadan Celal yıkıcı, Celal olmadan da Cemal enerjisiz olur.

Celal ve Cemal dengesinin tecellisinin zerrelerin bir fonksiyonu olduğunu söyleyen Bediüzzaman, bütün bu görevleri bir zerrenin kendisinin yaptığını söyleyebilmek için onun güneş gibi bir beyninin olduğunu kabul etmek gerektiğini belirtir. Zerrenin bu kadar mükemmel vazifeyi, mükemmel harekete geçirmeyi ve mükemmel çalışmayı yapabilecek bir büyük beyni olmadığına göre, görevlendirilmiş bir memur olması gerekir.

Zerreler Yaratıcıya dayandıkları için, yani hepsi Onun adına hareket ettiği için her şey ona itaat eder. Bu nedenle kâinattaki zerreler Yaratıcıyla bağlantı halinde, itaat sırrı ile O’na itaat ettikleri için kargaşa ve kaos çıkmamaktadır. Demek ki Cenab-ı Hak kâinatı intizam sırrı, itaat sırrı, muvazene sırrı ile yönetir. Zerrelerin arkasında da tevhidin gücünü aklı olan görür. Tevhidin en büyük kanıtı, hücceti, bürhanı zerrenin hareketi olur. 1

***

Dine karşı lakayt olan Araplar içinde, milli rivayetleri unutmayanlar, İbrahim dini hakkında mühim bazı fikirleri yekdiğerine zaman zaman devredenler eksik olmazdı. Bunlar “Hanif” unvanını taşıyan âkil kişilerdi. Araplardan İran’a tabi olup, onların medeniyet ve dinini ve Rumlara tâbi olarak Hristiyanlığı kabul edenler ve herhangi bir şekilde Arap muhiti haricinde kalanlar ve üç beş Musevi müstesna tutulursa, ahalinin büyük ekseriyetinin dini, ekseriya civardaki kavimlerden taklit edilmiş türlü türlü putperestlikten ibaret idi.

Bu putların en meşhurları “Lat.”, “Menat”, “Uzza”, “Hubel” idi. Bununla birlikte zaten dini histen mahrum, alaycı, zeki ve lakayt olan Araplar, bu ve buna benzer putlara tapmakla beraber onların hiç bir önemi olmadığını da anlamamış değillerdi. 2

***

ŞİRKTEN EMİN KILINMIŞ BELDE MEKKE

HAC SURESİ 26. AYETİN KISA AÇIKLAMALI MEALİ

“(Evet, Mescidi Haram üzerinde orada mukim yada mukim olmayan (tevhidi imana sahip gerçek) mü’minler hak sahibidir ancak.) Çünkü biz İbrahim ve ali (onun zamanında ve ölümünden sonra ona uyan tevhidi varisleri) için, evin yerini (Kabe ve Mescidi Haramı), şirk koşmaması ve buraya maddi ve manevi şirk unsurları bulaştırmaması şartıyla tevhit evi olarak tahsis etmiştik.

Nitekim İbrahim’e ve nezdinde varislerine şöyle demiştik; öncelikle ve mutlaka sakın ha bana hiçbir şeyi ortak koşma, sonra evimi (Kabe ve Mescidi Haramı) gerek tavaf edenler, gerekse rükû ve secdeye kapanmak suretiyle namaz için kıyam edenler için maddi ve manevi pisliklerden, bilhassa şirkin soyut ve (putlar gibi) somut sembolik pisliklerinden temiz tut”

HAC SURESİ 26. AYETİN KISA TEFSİRİ

Mescidi Harama beytullah (Allah’ın evi) denmesi, en ufak bir şirk unsuru karıştırmaksızın sadece Allah’a sembolik anlamlar içeren ritüellerle (namaz, itikaf, tavaf, hac, kurban gibi) ibadet edilmesi içindir. Bu ayette Kabe, Mescidi Haram ve Haccı sahiplenen Mekkeli müşriklere dolaylı olarak şu mesaj verilmektedir.

Ey müşrikler! Biz Kabe’yi tevhit evi kılıp, İbrahim (A.S)’e ve tevhidi iman sahibi varislerine, şirkin soyut yada putlar gibi somut sembolik pisliklerinden temiz tutması şartıyla tahsis ettik. Ey Mekke Müşrikleri! Şimdi siz şirk koşmak suretiyle birinci şartı (şirk koşma) ihlal ettiniz.

Namaz ve hac gibi ibadetlerinize şirk karıştırmak suretiyle Mescidi haramı soyut anlamda şirkle kirletmekle kalmadınız, put ve tasvirlerle somut (maddi) anlamda şirk unsurlarıyla kirlettiniz. Bu nedenlerle sizler Kabe, Mescidi Haram ve Hac üzerinde hak ve söz sahibi olma hakkınızı yitirdiniz.

Artık Kabe, Mescidi Haram ve Hac üzerinde hak ve söz sahibi olanlar İbrahim (A.S) ve İsmail (A.S)’in gerçek varisleri olan Muhammed (S.A.V) ve Ona hakkıyla tabi olan müminlerdir ancak.

HAC SURESİ 25. AYETİN KISA AÇIKLAMALI MEALİ

“Muhakkak ki peygamberin getirdiği vahyi inkar edenler ve inkarla kalmayıp üstüne üstlük bir de iman eden ve henüz etmemiş olanları Allah yolundan – iman edip salih amel işlemekten ve Mescidi Haramdan (hac, umre, itikaf ve diğer ibadetler yapmaktan) alıkoymaya çalışanlar var ya, çok büyük bir haksızlık – zulüm yapıyorlar.

Çünkü biz Mescidi Haram üzerinde (tevhidi iman sahibi tüm gerçek mü’minleri) eşit hak sahibi kılmıştık; gerek (Mekkeliler gibi) o Mescidi Haram civarında ikamet eden ve gerekse Mescidi haramın mıntıkası dışında ikamet edenler olsun, fark etmez.

Kim bu açık gerçeği görmezden gelerek, aslında kendisi şirk ve kötü ameli nedeniyle Mescidi Haramdan uzak durması gerekirken, burayı sahiplendiği gibi; Üstüne üstlük birde Mescidi Haram üzerinde gerçek hak sahipleri olan mü’minleri Mescidi Haramda ibadetten engellemek suretiyle açık bir haksızlık ile; Mescid üzerinde onların sahip oldukları hakkı tanımaktan yan çizmek, oraya putlar koymak, hac ve diğer ibadetlere şirk unsurları karıştırmak ve benzeri haksızlıkları – zulümleri yapmaya gayret eder – çaba gösterirse, ona acı bir azaptan tattırırız.”

HAC SURESİ 25. AYETİN KISA TEFSİRİ

Ey Mekke Müşrikleri şirk koşarak ve putları sokarak İbrahim (s) ve İsmail (s)’in tevhidi mirasına ve Kâbe’ye ihanet ettiğiniz gibi, birde kalkmış Mescidi harama sahipleniyor, oranın gerçek sahipleri olan tevhidi müminleri orada ibadetten engellemeye kalkıyorsunuz.

Bu haktan yan çizme ile (bi ilhad) açık bir zulüm (bi zulm) değil de nedir? Mescidi haram hakkındaki bu haksız sahiplenmeden – zulümden vazgeçmezseniz, zaten ahirette cehenneme gireceksiniz ama, bu dünyada da sizi acı bir azap ile azaplandırırız, ona göre ayağınızı denk alın, vazgeçin bu zulümden.

Ey Mekke Müşrikleri! Bu nedenle değil İbrahim (s) ve İsmail (s)’in gerçek varisi Muhammed (s) ve müminlerin değil Mescidi Haramda ibadet etmekten alıkonulması, buranın İbrahim (s)’in gerçek varisleri olarak onlara terk edilmesi ve sizin oraya yaklaşmamanız gerekir.

Çünkü siz şirk koşmakla İbrahim’in dini – imamet varisi olma ve Mescidi Haram üzerindeki hakkınızı kaybettiğiniz gibi, şirk koşmanız ve Mescidi Haramı maddi ve manevi şirk pislikleriyle kirletmeniz dolayısıyla oraya (ibadet için) girmek hakkını da kaybettiniz. 3

***

1- Prof. Dr. Nevzat Tarhan
2- İslam Tarihi
3- Mustafa Siel

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Kabe ve Mescidi Haram