Blogspot inanç

Kur’an’ı Anlamak

Kur’an’ın sebebi nüzulü insandır. Kur’an’ı kendinize nazil oluyormuş gibi okursanız, Kur’an akleden kalbinize nazil olur.

Kur’an’la bakan Allah’ın gör dediği yerden bakar. Allah’ın gör dediği yerden bakan, Allah’ın gösterdiğini görür. İşte orası vahyin penceresidir. Kur’an üzerine binilip uçulacak sihirbaz süpürgesi değil, değdiği hayatı dirilten hayat kitabıdır.

Kur’an Allah’ın ipine hep beraber sımsıkı sarılın diyor; iyi bilin ki Allah’ın ipi Kur’an’dır. Kur’an dünyanın en çok okunan, fakat en az anlaşılan kitabıdır. Kur’an’ın ilk inşa ettiği şahsiyet, ilk muhatabı Hz. Peygamber’di. Kur’an’ı anlayarak okumak Allah ile irtibata geçmektir; insan Allah ile irtibatını kopardığında kıyamet kopar.

Kur’an’a göre Allah’ın bizi yaratma nedeni nedir? Allah, her işi hikmetlerle dolu olandır. Yarattığı her şeyi kusursuz bir sanat ile yaratan, en güzel şekilde suret kazandıran, yoktan yaratma gücü yalnız kendisinde bulunan, eşsiz ve benzersiz olandır. İnsanların bile üretip, yapıp ettikleri işlerde bir anlam ve amaç bulunurken, Allah’ın anlamsız ve amaçsız yere yaratmış olması düşünülemez. Allah, evreni ve yaşamı boş yere yaratmadığını söylemekte ve ancak inkârcıların bu şekilde düşünebileceğine dikkat çekmektedir. (90) Yine insanları da kendisine kulluk etsinler yani kulluk ile şereflensinler diye yarattığını söylemektedir. (91)

Yaşadığın bugünü çok iyi bir hale getirmek senin ellerinde, dert geldi diye öldü sayılmazsın, yaşıyorsun ve nefes alıyorsun değişmek senin ellerinde. Başarısız olmaktan asla korkma, bir sene sonra aynı yerde olmaktan kork.! Geçmiş günleri unut gitsin, bugün ve yarında ne olacakları sen belirle. Hiçbir şeyi yarına bırakma, bir bakarsın ki yarın sen olmazsın. Son olarak hayat ertelenecek kadar uzun değil dostum kalk ve kendine gel…

Kur’an Allah Tarafından İndirilmiştir. Kur’an vahyi, mülk ve yönetimin gerçek sahibi, bilen, gören, işiten ve her şeyden haberdar, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafından indirilmiştir. Kendisinde şüphe olmayan bu Kitap’ı âlemlerin Rabbi indirmiştir. Secde Suresi 2. Ayet Bunun ne anlama geldiğini ve ne kadar eşsiz ve benzersiz bir lütuf olduğunu anlayabilmek için bir an olsun üzerine düşünmek gerekir.

Bizim, tüm evrenin, canlı cansız her şeyin kısacası görüp görmediğimiz her şeyin yaratıcısı, mutlak güç ve kudret sahibi, rahmetin ve sevginin kaynağı, eşsiz, benzersiz, kusursuz, başlangıcı ve sonu olmayan Allah, yaratmış olduğu kullarını kendi hallerine bırakmayarak onları eşsiz ve benzersiz mesajları ile şereflendirmiştir.

İşte tam da bu, insanı değerli ve şerefli kılan bir lütuftur. Allah yaratmış olduğu bunca canlı cansız şey varken aralarından insanı seçmiş, ona güvenmiş, ona sorumluluk yüklemiş ve onu sözleri ile yüceltmiştir. Dolayısıyla Kur’an, herhangi bir söz ya da sıradan bir öğreti değildir. Tarihi bir eser ya da sembolik anlamı olan bir değer değildir. Mademki Kur’an Allah’ın sözüdür, bunun daha ötesi de o söz üzerine söylenebilecek başka söz de yoktur. Bilginin ve bilgeliğin kaynağından gelen söz karşısında söylenecek her söz aciz kalır.

İnsana gerçek anlamda hayat verecek, ruhunun tıkanmış gözeneklerini açacak ve ona bir anlamda yaşam suyu olacak ilahi mesajlar kadar önemsenmesi ve takip edilmesi gereken başka bir şey olamaz. Dinini doğru öğrenmek ve şaşırmadan yol almak isteyen insan, Rabbinin eşsiz sözleri dururken başka sözlere bakamaz. Rabbinin eşsiz sözlerine rağmen başka sözleri dikkate alamaz. O sözlere muhalefet eden ya da yok sayan bir inancı din sayamaz.

Kur’an’ın indiriliş sebebine dair birçok ayette açık ve çarpıcı ifadeler yer alır. Öncelikle Kur’an din adına gerekli olan her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, doğruya iletici, bir rahmet ve Allah’a gerçek anlamda teslim olmak isteyenler için bir müjde olmak üzere indirilmiştir.

Yine Kur’an, insanların ayrılığa düştükleri hususları onlara açıklamak, iman eden ve dosdoğru yol üzerinde olmak isteyenler için yol gösterici bir kılavuz ve rahmet olması için indirilmiştir. Nasıl ki Güneş Dünya’yı aydınlatır, Kur’an da insanın iç dünyasına doğan bir Güneş gibi ruhunun karanlıklarını aydınlatır.

İnsanı yaratılış ayarlarına döndürür, tüm övgülerin, kudret ve onurun asıl sahibi olan Allah’ın dosdoğru yoluna iletir. Kur’an, insanlık ailesinin tamamı için bir uyarıdır. İndirildiği dönemle de ilk muhataplarıyla da sınırlandırılamayacak, tüm zamanlara ve tüm insanlara hitap eden ve hitabı kıyamete kadar sürecek olan benzersiz bir uyarıdır.

Kur’an, insanlar takvalı (duyarlı) olsunlar ve onlar için gerçeğe yönelik bir hatırlama olması için yapılan uyarıları tekrar tekrar açıklanmış bir kitap olarak indirilmiştir.

Soru ve Cevapların Belli Olduğu Bir Sınavdayız !

Gerek eğitim hayatımız gerekse çalışma hayatımız süresince sayısız sınava gireriz. Başarılı olmak için bu sınavlara çalışmak zorunda olduğumuzu da biliriz. Sınavlarda kazandığımız başarılar ise, istediğimiz şeyleri elde etmemizin yolunu açar bize. Bir öğrenci dönem boyunca ders konularını iyi öğrenip, zamanında doğru bir plan ve programla derslerine çalıştığında beklenmedik durumlar olmadığı sürece genellikle başarılı olması kaçınılmaz olur.

Çoğu öğrenci ise bütün dönem boyunca dersi dinlemez, not almaz, sınav günü ve saati gelene kadar sınavı hiç umursamaz. Zamanında yapması gereken şeyleri erteleyerek kendini zor duruma sokar. Hayat da bir tür sınavdır aslında. Tüm yaşam boyunca birtakım sınavlara tabi tutuluruz. Esasen bu sınavlar bizi olgunlaştıran eğitimlerdir. Bu sınavlardaki başarılarımız, hesap günü gerçekleşecek olan sorgumuzun kolay olmasını sağlar. Her şeyin zamanında yapılması, en güzel ve doğru şekilde hazırlanılması gereken bir sınavdır hayat.

Bu sınava da önceden hazırlık yapmayız. Çoğu şeyi bıraktığımız gibi bunu da şansa bırakırız. Oysa bu, şansa bırakılacak türden bir sınav değildir. Soru ve cevapları belli ancak final tarihi ömür süresine bağlıdır. Dolayısıyla her an bu sınava hazır olunmalıdır. Bu sınavın soru ve cevapları belliydi çünkü Allah bizi vahiy ile şereflendirmişti. Vahiy bizi karanlıklardan aydınlığa çıkartacak ve eğriliği olmayan dosdoğru yola kılavuzlayacak eşsiz bir hazineydi. Allah’ın kullarından istediği şeyler apaçık ve belliydi.

Kullarının sorumlu olacakları kaynağı da bizzat kendisi bildirmişti. Bize düşen ise bu kaynağa sarılıp onunla dirilmek, onunla yaşamak ve onunla bu geçici dünya hayatına veda ederek hesap günü tekrar onunla dirilmekti. Gerçek anlamda insanı yaşatacak olan şey vahiydir. Hayatında vahiy olmayan insan yaşarken ölmüş biri gibidir:

“Gerçek şu ki bu (Kuran) sana ve toplumuna bir hatırlatıcı/bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. Bundan sorumlu tutulacaksınız.” (Zuhruf Suresi 44)

Ey nefsim! Soru ve cevapları belli olan bir sınavdayız. Allah bizim için daha ne yapsın? Daha ne kadar işimizi kolaylaştırsın?

***

Kadir Yaşın

kadir yasin - Kur'an'ı Anlamak

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Kur'an'ı Anlamak