Makale ve Yazılar

MEMLEKET

Memleket

İnsanın toprakla arasında bir bağı var demişlerdi bize, dağdaki taşla ovadaki çalı dikeniyle, uzayıp giden karınca kararı trenlerle, insanın doğduğu, doğar doğmaz suyuyla yıkandığı, ilk defa aşık olduğu, ilk gönül sızısını yaşadığı, düştüğü kalktığı, dizlerini kanattığı yerle arasında, bir bağ var ve bunun adına “MEMLEKET” derler.

“GÖNÜL DAĞI”, “BOZKIR” zorlu bir yaşam demekti, belki de bu yüzden aşamadık bu yolları, belki bu yüzden geçemedik Gönül Dağının ötesine. Ne zaman bu defa oldu desek kursağımıza dizildi kelimeler, ne zaman aştık desek engebeli dağları, geçtik uçsuz bucaksız yolları desek Gönül Dağından düşen taşlar gibi yuvarlanıp düştük yerlere.

“BOZKIR” nazlı bir gelin gibidir sizin anlayacağınız, aşkları naiftir kavuşmaları ise çetin. Marmak yoktur buralarda, kalmak kaderimizdir, yaptığımız en iyi şey ise vazgeçmemektir. Her defasında yılmadan yeniden başlayabilmek, yeniden ilk günkü gibi inanabilmek, tıpkı gelmeyeceğini bile bile beklediklerimiz gibi.

Bize bu toprakların öğrettiği en büyük şey ise bu belki de inanmak, yanılmak ve yeniden inanmaya devam etmek.

Demiştim ya hani bu toprakların mayasında vardır zorluklar, “BOZKIR” gibi engebelidir hayat, yüzüne yüzüne vurur güneş, hiç bir şey kolay olmaz buralarda, bu sapsarı topraklar bu uçsuz bucaksız “BOZKIR” yapışır insanın ayaklarına, geride sadece bir toz bulutu kalır, o toz bulutu gidenle kalan arasında en büyük köprüdür.

O toz bulutu ayrılığın, çaresizliğin, yokluğun içinde uzayıp giden bir izidir. Ben o toz bulutunun içinde biriktirdim hasretlerimi, ben o toz bulutunun arkasında bıraktım sevdiklerimi, en güzel yıllarımı bir bardak çay kokusunda bıraktım, bahçemizdeki o küçücük ahşap masada çocukluğumu ilk köyden şehire taşınırken bir araç plakasında bıraktım.

Çok gidişler gördüm ben eskimeyen vedalar gördüm, önüne geçilemeyen ayrılıklar gördüm, bu hayatta ne öğrendim diye sorarsanız bana o kadar çok şey öğrendim ki kendimi avutmayı öğrendim kendimi avutacak bir şeyler bulmayı, defalarca yıkılsa bile, yılmadan usanmadan hayal kurmayı öğrendim.

Beklemeyi öğrendim, sevmeyi öğrendim, ben bu topraklarda çok şey öğrendim asla vazgeçmeden yılmadan “YAŞAMAYI” öğrendim “YAŞAMAYI” öğrendim.

***

Bir sonraki köşe yazımda buluşmak ümidimle sonsuz sevgiler saygılar selamlar değerli takipçilerim ve okuyucularım hoşça kalın.

Cemal KAPAKLIKAYA – 22 / 08 / 2021

cemal kapaklikaya - MEMLEKET
SİZİN KÖŞENİZ

Sivrihisar Haber Ajansı

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - MEMLEKET