Blogspot

Yangınlar ve Asimetrik Savaş

Yangınlar ve Asimetrik Savaş

asimetri savas - Yangınlar ve Asimetrik Savaş

BU BİR “ASİMETRİK SAVAŞ”TIR

Türkiye’mizde 28 Temmuz 2021’de başlayan 100’den fazla orman yangınının, “kasti olarak çıkarıldığı” ve bu alçakça eylem ve “cinayetlerin” arkasında dış güçler “in olduğuna dair, yoğun emareler var.

Bu “dış güçler”, başta ABD/CIA, İsrail/MOSSAD, İngiltere/MI6, Fransa/DGSE ve Yunanistan/NIS olmak üzere, onlara “lojistik destek sağlayan” diğer Batılı ülkeler ve onların istihbarat teşkilatlarıdır.

Vildan Hanımağa Civan hanımefendi kardeşim dün bana, PKK’nın “Ateşin Çocukları İnisiyatifi’nin bir videosunu gönderdi; kendilerine bu hassasiyetleri için çok teşekkür ediyorum. Videoyu seyredince kan beynime sıçradı! O videoyu burada paylaşmayı münasip görmedim zira bunu yapsa idim, tam da “şer ve küfür cephesinin” arzu ettikleri habis propagandanın bir parçası / taşıyıcısı olacaktım. Bunun yerine, onların yalan ve iftiralarını boşa çıkaracak bir paylaşım yapmayı tercih ettim.

Kıymetli dostlarım, şunu ikide bir söylemekten pek te hoşlanmıyorum – ırkçılık/etnikçilik yaptığım zannedilir endişesi ile – fakat, Türkiye’mize ve aziz Milletimiz ‘in birlik ve beraberliğine hayasızca hücum edilen böyle videolar ve iddialar karşısında, onların bu habis iddialarını boşa çıkarmak ve meselenin, onların iddia ettikleri gibi, “Kürt Meselesi” değil, “Devletimizi yıkmak / Ülkemizi parçalamak ve rahatça işgal etmek / Milletimizi de – Türk’ü, Kürt’ü, Arab’ı, Laz’ı, Çerkez’i, Boşnak’ı, Yörük’ü, Avşar’ı ilâ ahiri – bütün unsurları ile “kâmilen esir almak” olduğunu ispat etmek için, zaman zaman “aslen Kürt olduğumu” nazara veriyorum.

Binâenaleyh, bütün Kürt vatandaşlarımızın, benim “kimliğimi dikkate alarak” aslında nasıl bir oyun / tezgah ile karsı karşıya olduğumuza dikkat kesilmelerini, bu ülkede yaşayan herkesin 1. Sınıf vatandaş olduğunu, herkesin her mesleğe intisap edebilme hakkının bulunduğunu (canlı misal, bendenizim; bu Devlet beni 15 yaşımda askerî okula kabul etti, 22 sene 8 ay kahraman TSK’mızda (Jandarma) vazife yaptım), herkesin her yerde ikamet ve ticaret yapmasının serbest olduğunu ve yukarda tadat ettiğim bütün bu etnik unsurların, aynı mübarek İslâm Dininin müntesipleri olması hasebiyle, aslında “kardeş olduğumuzu” kat’iyken unutmamalarını ve bütün bu olup bitenlere “yerli ve millî şuur” nazarı ve “ferasetti” ile bakmalarını istirham ediyorum.

Kıymetli dostlarım, zaman zaman bazı ülkelerin “stratejik kıymet ve ehemmiyetlerinden” bahsediyorum; fakat şundan emin olunuz ki, TÜRKİYEMİZ, bütün dünyada stratejik kıymet ve ehemmiyeti “en yüksek olan” bir coğrafî mevkidedir. Dünya haritasını açıp baktığınız zaman, bunu kolaylıkla görebilirsiniz. Askerî, siyasi, iktisadi, ticari, enerji, ulaştırma hangi gözle bakarsanız bakın, ülkemiz hepsinde de “açık ara önde” bir kıymet ve ehemmiyeti haizdir; tafsilatı da uzundur, geçiyorum.

Binâenaleyh, eskilerin “yedi düvel” diye tesmiye ettikleri düşman devletler de, ülkemizin bu stratejik kıymet ve ehemmiyetini çok iyi biliyorlar ve bütün hesaplarını da, “ülkemizi ele geçirmek” üzerine yapıyorlar.

Fakat bu hedeflerine ulaşmak için, askerî kuvvetlerini direkt olarak kullanmıyorlar. Çünkü, Rabbimize sonsuz hamd, şükür ve sena olsun ki Devletimiz onlar için askerî açıdan “kolay yutulur bir lokma” değildir artık. Onlar açısından, “bu tren kaçmıştır” Kendileri için “bedeli çok ağır olacak” böyle bir teşebbüse geçmekten sarfınazar ve imtina ediyorlar. Daha açık ifade edeyim : “Korkuyorlar”.

Bunun yerine, kendileri için “vekâleten savaşacak” PKK, FETÖ, DEAŞ, DHKP-C gibi terör örgütlerini kurdular / eğittiler / donattılar ve üzerimize saldılar. Keza yine aziz Milletimizin uhuvvet ve tesanütünü (kardeşlik ve dayanışmasını) ifsat etmek ve bizi birbirimize düşürmek için, CHP, İP, HDP gibi “siyasi parti görünümlü örgütleri” alabildiğine kullanıyorlar. Yetmedi, TÜSİAD, TTB, TMMO, ÇYD, ADD gibi “sivil toplum kuruluşu görünümlü örgütleri” kullanıyorlar. Yetmedi, HABERTÜRK, NTV, SHOW TV, FOX TV, HALK TV, ODA TV, Cumhuriyet, Sözcü, Yeni Çağ gibi “medya kılıklı örgütleri” kullanıyorlar.

Kıymetli dostlarım, 4 gün önce başlayan ve çok şükür ki büyük bir kısmı söndürülen orman yangınları, bütün bu “örgütlerin” aynı dış mihraklar tarafından yönetildiğini / yönlendirildiğini bir defa daha ve gayet açık ve net bir şekilde ispat etmiştir. Bütün bu olup bitenleri, vatandaşlarımızın dikkatlerine sunuyorum.

Evet, bazı kesimler tarafından yapılan açıklamalara da çok dikkat çekiyorum; yangınlardan dolayı “çok üzülüyormuş” gibi beyanatlar veriyorlar ve kendilerinden beklendiği gibi, “talimatla verilen vazifeleri icabı olarak” Hükümetimizi “aciz kalmakla / başarısız olmakla” itham ediyorlar. Amma bir konudaki “suskunlukları”, onların maskelerini bir anda düşürüyor: “Yangınları çıkaranlar” hakkında tek kelime etmiyorlar; ağızlarının dolusu ile onları Tel’in etmiyorlar! hatta, “kınamıyorlar” bile..!

Kıymetli dostlarım, geçenlerde “İnsanların derûnu, sadece sözleri ve fiilleri ile değil, bazı hâdiseler karşısındaki sükûtları ile de anlaşılır” şeklinde bir kısa paylaşım yapmıştım; işte tam olarak kastettiğim, bugünlerde yaşananlara, muhalefetin bu kalleş sükûtu ‘dur!

Yangınları çıkaranlara tek kelime ile tepki yok! Amma bu yangınlarla canla başla mücadele eden Hükümetimize en alçak ve hayasızca hücumlar, tam güçleri ile. Üstelik te, THK misalinde olduğu gibi, “iftiralar” ile!..

Kıymetli dostlarım, işte bugün karşımızda olan şey, “asimetrik harp” ve “psikolojik harp” olarak tarif ve tesmiye olunuyor. Karşımızda düşmanın askeri, tankı, topu, uçağı yok. Amma, onların “kullandıkları örgütler” var.

Devletimizin ve Milletimizin ve başımızdaki kıymetli idarecilerimizin ve kahraman TSK’mızın, ve her biri de kahraman olarak tesmiye olunması gereken MİT’imizin, Jandarmamızın, Polisimiz ‘in, Sahil Güvenliğimiz ‘in ve Güvenlik Korucularımızın, – bilhassa 15 Temmuz 2016 darbe ve işgal teşebbüsünden sonra – yurt içinde ve yurt dışında PKK, FETÖ, DEAŞ ve DHKP-C’ye karşı verdikleri dasitani mücadele ve kazandıkları zaferler ve bugün erişmiş olduğumuz “kesin askerî ve psikolojik üstünlük”, işte bu “yedi düvel”i çıldırtmış vaziyette.

Savunma Sanayimizin “önlenemeyen yükselişi” ve neredeyse her gün yeni ve modern bir silahın / ekipmanın / sistemin, envanterimize alınıyor olması ve daha 700’den fazla projenin çalışmalarının devam ediyor olması – bu muazzam projelerimizin sâdece başlıklarını yazsam bile, okunması saatler sürer – onlara hakikaten çok büyük “karın ağrıları” veriyor. İşte bütün bunlardan dolayı da, bu asimetrik savaşı başlattılar.

KONYA / Meram’da 7 vatandaşımızın, yangınların başladığı gün katledilmelerini de “tesadüf” olarak görmüyorum. Nitekim, bu cinayetlerin hemen akabinde ve “dikkat çekecek kadar hızlı bir şekilde” CHP’den ve HDP ‘den yapılan ve tam olarak ajitasyon / provokasyon mahiyetindeki beyanatlar ve onların sosyal medyadaki “kurşun askerlerinin” yaptıkları paslaşmalar / paylaşımlar, cinayetin “azmettiricilerinin” yukarda isimlerini verdiğim istihbarat teşkilâtlarından, en azından birisinin olduğunu gösteriyor.

Hele o “Ateşin Çocukları İnisiyatifi’nin videosu, görüntüler ve istimal edilen zehirli lisan, bu videonun, son derece profesyonel bir “mutfak “ta (düşman istihbarat teşkilâtları) hazırlandığını tam olarak ispat ediyor.

Kıymetli dostlarım, yazı biraz uzadı, farkındayım; fakat bu mesele öyle birkaç cümlelik renkli / kısa paylaşımlar ile izah edilebilecek gibi değil. Onun için şimdi bir çay / kahve molası verin, amma sonra yine devam edin lütfen. “Okunsun” diye yazıyorum. Okunsun ve eşe-dosta, komşulara, yakınlara, dostlara, arkadaşlara paylaşılsın, anlatılsın inşallah. Nasıl bir tehdit ve tehlike ile karşı karşıya olduğumuz ve bu tehdit ve tehlikelerin, içimizdeki “tasmalı işbirlikçileri” iyice görülsün istiyorum.

Kıymetli dostlarım, buraya kadar “nispeten karanlık bir tablo” çizdim, muhtemelen içinizin kararmasına da sebep oldum, bundan dolayı da çok özür diliyorum. Fakat, şundan da emin ve müsterih olunuz ki, nihai zafer “Okçular Tepesi’ni terk etmeyenlerin” olacaktır inşallah. Müslümana “ümitsizlik” kat’iyken yasaktır. Cenâb-ı ALLAH (C.C.) mealen “Rahmetimden ümidini kesen, ehli dalâlettir” buyuruyor.

Hükümetimiz ve Devletimizin bütün cihazları ( İtfaiyecilerimiz, Orman ve Sağlık teşkilâtı, polisimiz ve jandarmamız, KIZILAY, UMKE, AFAD ve daha nice tüzel ve özel kuruluşlarımız ) son derece cesur ve gayretli bir şekilde çalışıyor, mesele “bütün veçheleri ile” değerlendiriliyor, akla gelebilecek her tedbire tevessül ediliyor, bu hususta herkes emin ve müsterih olsun.

Şundan hiç şüphe etmiyorum; kâfirlerin ve münafıkların bu alçakça tezgâhları, kendilerine rücu edecek ve çok acı bir şekilde vuracak inşallah. Bu, “âdetullah”tır; bugüne kadar hep böyle olmuştur, tarih bunun sayısız misalleri ile doludur. Zira Rabb’imiz “imhal eder” ( mühlet verir ) amma, asla “ihmâl etmez” hepimiz de buna bugüne kadar şâhit olduk ve yine şâhit olacağız inşallah şer ‘den nice hayırlar doğacak; yeter ki biz istikametimizi kaybetmeyelim, savrulmayalım, yerimizde sağlamca duralım inşallah.

Yangında hayatlarını kaybeden kıymetli vatandaşlarımıza Cenâb-ı ALLAH (C.C.)’dan rahmet ve mağfiret, yaralananlara da acil şifalar diliyorum. Hele hele Şahin Akdemir isimli henüz 25 yaşındaki kardeşimizin şehadetine ne kadar üzüldüğümü anlatamam.

Bu büyük yangın faciası, bizim “sivrisineklerle mücadele tecrübemizi” artırdı; böyle “asimetrik hücumların” devam edebileceğini ve bu hücumları boşa çıkarmak için, teknik olarak daha nelere sâhip olmamız gerektiğini, tam olarak öğrendik bunda şüphemiz yok.

İnanıyorum ki, asıl meselenin, “bataklığın kurutulması” olduğunun da farkında ve müdriktir, büyüklerimiz. O “bataklık” ise, çocuklarımızı daha “ana okullarında” iken zehirlemeye başlayan seküler eğitim sistemidir.

Daha ilk çocukluk dönemlerinden itibaren, kalplerine “ALLAH (C.C.) korkusu / sevgisi nakşedilmeyen insanlar, orman yaktıkları zaman, aslında bizzat “kendilerini yaktıklarını” bilmiyorlar! O yangınlarda can veren bir tane karıncanın bile, bir gün hesabının sorulacağını bilmiyorlar veya inanmıyorlar!

Amma, Grup Yorumu çok iyi biliyorlar! (İP Genel Başkanı Meral Akşener, 23 Nisan 2016’da CHP ve HDP ile birlikte “alternatif kutlama” yapmış ve o gün “Grup Yorumu çok sevdiğini” söylemişti. Bu “Grup Yorum” alelâde bir “müzik grubu” değildir, kıymetli dostlarım; bunların sabıkaları çok kalabalıktır. Bir misal vereyim : Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı, makamında şehit edenlere silâhı temin edenler, bizzat bunlardır. Bunlar, “müzik grubu” görüntüsünde bir örgüttür ve bu grubun peşine takılan gençlerimizi, çeşitli usuller ile kandırarak, PKK ve DHKP-C’ye eleman devşirmektedirler.)

Fakat her şeye rağmen, eğitim ve öğretimin, seküler tasalluttan kurtarılarak, “tam milli” olacağına dair ümitvarım. Hele ki geçtiğimiz cuma günü câmiye gelen 8-12 yaşlarındaki çok sayıda çocuğumuzu gördükten sonra. Uğur Dündar’ın da görmesini çok isterdim.

Selâm ve dua ile kıymetli dostlarım.
Rasim Duman
01 Ağustos 2021-Kayseri

Add Comment

Click here to post a comment

dizi
logo
sivrihisar sehrengizi 1 - Yangınlar ve Asimetrik Savaş